Orginal içerik için tıklayınız
Yağ dolgusu (lipofilling), vücutta hacim kazandırılmak istenen bölgelere yağ takviyesini amaçlayan bir cerrahi tekniktir.
Cerrahi yöntemlere başvurmadan lipofilling elde etmek mümkün mü?
Ürünümüz Actibreast, özel geliştirilmiş formülü ile cerrahi yöntemlere gerek kalmadan lipofilling etkisi gösterir.
Yağ dokusunun göğüs büyüklüğündeki önemi
Göğüs dokusunun önemli kısmını yağ hücreleri ve süt bezleri oluşturur. Kilo alan kadınlarda göğüsler dolgunlaşır ve büyür. Vücut genelinde kilo almadan da sadece göğüslerde biriken yağ miktarını artırmak göğüs hacminde büyümeyi sağlar.
Patentli aktif maddenin yağ hücreleri üzerindeki etkileri bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Hiçbir hormonal etki göstermeyen bu fitosterol:
- Yağ hücrelerinin (adiposit) çoğalmasını ve farklılaşmasını tetikler.
- Yağın depolanmasını sağlar.
- Yağ dokusundaki adipositlerin (yağ hücrelerinin) hacmini arttırır.
- Göğüsler, kalça, yanak ve ellere uygulanabilir.
DNA dizisi tarafından açığa çıkarılmış etki mekanizması:
Yağ hücresi (adiposit) ayrımlaşması:
1- MAX bağlayıcı proteinin stimülasyonu ve PPAR yolu.
Yağ depolama:
2- Yağ asiti zinciri ve yağ damlacığı oluşumundan sorumlu adipofilin proteininin stimülasyonu.
3- SLC2A5/GLUT5'in stimülasyonu, fruktozun yağ hücresi içine taşınmasına neden olur.
Aktif Maddenin özellikleri:
İşlev: Kozmetik lipofilling (yağ dolgusu) benzeri bir etkiyle local olarak uygulandığı bölgede vücut hacmini arttırır.
Tanım: Aktif madde yağda çözünebilir bir madde içinde tropikal bir bitki kökünden elde edilir. Koruyucu madde içermez.
Özellikler: Yağ hücreleri' nin ayrımlaşmasına, çoğalmasına ve yağ dokusunda adiposit artışıyla yağ depolanmasının artmasını sağlar.
Aktif maddenin etki mekanizması DNA-array (dizi) tekniğiyle aydınlatılmıştır. Ayrımlaşma yolaklarını aktive eder (PPAR,COPS3, COPS5); glukoz-fruktoz yolağı yoluyla yağların birleşmesini uyarır (adipophilin, SLC2A5, GLUT5) ve ekstraselüler matriks arasında yağ dokusu ortamını güçlendirir (LOX, ECM2).
* Hormonal aktivite içermeyen bir fitosteroldür.
- Preadiposit ayrımlaşmasını (ayrımlaşma işaretleyicisi G3PDH etkinliğinin ölçümü ile) % 201
- Adiposit çoğalmasını % 32
- Yağ depolanmasını % 641
- Yağ hücrelerinin (adiposit) hacimlerini X 22 kat ARTTIRIR
Aktif madde ile 28 günde yağ hücrelerindeki artışı gösteren deney sonuçları
REFERANSLAR
GREGOIRE FM, SMAS CM and SUL HS, 1998
Understanding Adipocyte differentiation
Physiological Reviews, 78 (3), p 783-809
ROSEN ED, WALKEY CJ, PUIGSERVER P, and SPIEGELMAN BM, 2000
Transcriptional regulation of adipogenesis
Genes & Development, 14 p1293-1307
Eur J Pharmacol. 2000 May 26; 397(1):187-95.
SHI H, HALVORSEN YD, ELLIS PN, WILKISON WO, and ZEMEL MB, 2000
Role of intracellular calcium in human adipocyte differentiation
Physiological genomics, 3, p75-82.
Daha Fazla Bilgi için Tıklayınız
15 Ekim 2008 Çarşamba
Daha Güzel Göğüsler İçin ActiBreast
Orginal İçerik için Tıklayınız> Göğüs büyüklüğünüzden memnun musunuz?
> Daha diri ve dolgun göğüsler mi arzuluyorsunuz?
> Bir göğsünüz diğerinden küçük mü?
> Hamilelikten sonra göğüsleriniz mi gevşedi?
ActiBreast Göğüs Büyütme ve Dolgunlaştırmaya yardımcı Krem
> Aktif maddenin testlerinde klinik çalışmalarda 30 denek üzerinde, 56 günde %8,4 e varan büyüme sağlamıştır.
> Aktif maddenin Patch-test, HET CAM, RIPT, Ames testleri UNISIS (European Organization Of Cosmetic Ingredients Industries And Services) tarafından yapılmıştır.
> T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 24.03.2005 tarih ve 5324 sayılı kozmetik yönetmeliğine göre üretilmiştir.
ActiBreast'in etkisini siz de görmek istiyorsanız ürünümüzü denemekte geç kalmayın.
LIPOFILLING NEDİR?
Yağ dolgusu (lipofilling), vücutta hacim kazandırılmak istenen bölgelere yağ takviyesini amaçlayan bir cerrahi tekniktir. ActiBreast lipofilling benzeri etki gösterir.
PEKİ YA SARKMIŞ GÖĞÜSLER?
ActiBreast göğüsleri sadece büyütmüyor. Lipofilling etkisiyle, göğüslerde toplanan yağ miktarını artırarak, sarkmış ve gevşek göğüslere dolgunluk da kazandırmaya da yardımcı oluyor. Özellikle kilo alıp verme ve hamilelik sonrası göğüsleriniz sarktıysa, ActiBreast' i deneyin.
BU YÖNTEM GERÇEKTEN ETKİLİ Mİ?
ActiBreast gerçekten göğüs büyütmede bir devrim açıyor. Bilimsel bir yöntemle göğüslerin büyümesine ve dolgunlaşmasına yardımcı oluyor. Sadece göğüsler için değil! ActiBreast, kalçalar ve bacaklar gibi vücudun dolgunluk istenen her bölgesinde kullanılabilir. Detaylı bilgilere Bu sayfadan sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Kozmetik ürünlerin etkisinin, vücut yapısına ve kullanıma göre kişiden kişiye farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.
ACTIBREAST FİTOÖSTROJEN İÇERİYOR MU?
ActiBreast fitoöstrojen içermez.*ActiBreast kozmetik üründür. İlaç değildir. Cerrahi yöntemlere alternatif değildir. Daha fazla bilgi için Tıklayınız
> Daha diri ve dolgun göğüsler mi arzuluyorsunuz?
> Bir göğsünüz diğerinden küçük mü?
> Hamilelikten sonra göğüsleriniz mi gevşedi?
ActiBreast Göğüs Büyütme ve Dolgunlaştırmaya yardımcı Krem
> Aktif maddenin testlerinde klinik çalışmalarda 30 denek üzerinde, 56 günde %8,4 e varan büyüme sağlamıştır.
> Aktif maddenin Patch-test, HET CAM, RIPT, Ames testleri UNISIS (European Organization Of Cosmetic Ingredients Industries And Services) tarafından yapılmıştır.
> T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 24.03.2005 tarih ve 5324 sayılı kozmetik yönetmeliğine göre üretilmiştir.
ActiBreast'in etkisini siz de görmek istiyorsanız ürünümüzü denemekte geç kalmayın.
LIPOFILLING NEDİR?
Yağ dolgusu (lipofilling), vücutta hacim kazandırılmak istenen bölgelere yağ takviyesini amaçlayan bir cerrahi tekniktir. ActiBreast lipofilling benzeri etki gösterir.
PEKİ YA SARKMIŞ GÖĞÜSLER?
ActiBreast göğüsleri sadece büyütmüyor. Lipofilling etkisiyle, göğüslerde toplanan yağ miktarını artırarak, sarkmış ve gevşek göğüslere dolgunluk da kazandırmaya da yardımcı oluyor. Özellikle kilo alıp verme ve hamilelik sonrası göğüsleriniz sarktıysa, ActiBreast' i deneyin.
BU YÖNTEM GERÇEKTEN ETKİLİ Mİ?
ActiBreast gerçekten göğüs büyütmede bir devrim açıyor. Bilimsel bir yöntemle göğüslerin büyümesine ve dolgunlaşmasına yardımcı oluyor. Sadece göğüsler için değil! ActiBreast, kalçalar ve bacaklar gibi vücudun dolgunluk istenen her bölgesinde kullanılabilir. Detaylı bilgilere Bu sayfadan sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Kozmetik ürünlerin etkisinin, vücut yapısına ve kullanıma göre kişiden kişiye farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.
ACTIBREAST FİTOÖSTROJEN İÇERİYOR MU?
ActiBreast fitoöstrojen içermez.*ActiBreast kozmetik üründür. İlaç değildir. Cerrahi yöntemlere alternatif değildir. Daha fazla bilgi için Tıklayınız
29 Şubat 2008 Cuma
Excelde Bul ve Değiştir Kullanımı
Excelde Bul ve Değiştir Kullanımı
Ctrl+F Tuşları yada Düzen Menüsünden bul'u tıklayarak açıyoruz.
Aradığımız metin yada sayıyı yazıyoruz sonrakini bul'u tıkladığımızda excel bize buluyor.bu windowsta çalışan word notepad gibi diğer programlarda da geçerlidir.
Değiştir seçimi ise yine bul ekranında sayfanın seçili bir alanında yada tamamında bir metini veya sayıyı başka bir metinle veya sayıyla değiştirmek istediğimizde kullanırız.Değiştir haricinde Tümünü değiştir seçeneği ile o sayfada yada seçili alandaki tüm aranan karakterleri yeni verdiğimiz değerle değiştirir.çok kullanışlı ve güzel bir özellik.
Tags1
Tags2
Tags3
Tags4
Tags5
Tags6
Tags7
Tags8
Kaynak
Ctrl+F Tuşları yada Düzen Menüsünden bul'u tıklayarak açıyoruz.
Aradığımız metin yada sayıyı yazıyoruz sonrakini bul'u tıkladığımızda excel bize buluyor.bu windowsta çalışan word notepad gibi diğer programlarda da geçerlidir.
Değiştir seçimi ise yine bul ekranında sayfanın seçili bir alanında yada tamamında bir metini veya sayıyı başka bir metinle veya sayıyla değiştirmek istediğimizde kullanırız.Değiştir haricinde Tümünü değiştir seçeneği ile o sayfada yada seçili alandaki tüm aranan karakterleri yeni verdiğimiz değerle değiştirir.çok kullanışlı ve güzel bir özellik.
Tags1
Tags2
Tags3
Tags4
Tags5
Tags6
Tags7
Tags8
Kaynak
idrar tutmak böbrekler için zararlı
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, idrarı tutmanın çok zararlı bir alışkanlık olduğunu belirterek, yol açtığı zararları anlattı..
Prof. Dr. Yorulmaz, vücudun her gün 1.5 litre suya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Vücudun, zararlı hale gelmiş sıvı atıkları idrar olarak dışarı atmak zorunda olduğuna dikkati çeken Yorulmaz, "Aksi halde biriken idrar, önce idrar torbasına, sonra idrar torbasıyla böbrekleri birleştiren borulara ve sonra da böbreklere baskı yaparak veya kolayca mikroplarla buluşarak böbrek yetmezliğine kadar varabilen çok önemli sağlık sorunlarına yol açabilecektir" diye konuştu.
İdrar torbasının normalde 300-350 mililitreye kadar dolabildiğini belirten Yorulmaz, bunun boşaltılmaması halinde yeni gelen idrarın, idrar torbasını gerginleştirdiğini, bunun da kas yapısının zayıflamasına neden olabildiğini kaydetti.
Bu nedenle idrarı tutmanın çok zararlı bir alışkanlık olduğunu ifade eden Yorulmaz, "Kız çocuklarında idrarı tutma, bekletme, sıkıştırma, tuvalete gitmeye direnme, çeşitli vücut hareketleriyle idrarı geri itmeye çalışma ve kasma daha sık görülmektedir. Sonuçta bazen idrarın kaçırılması ya da tuvalete son anda yetişmek gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir. İdrarın idrar kesesinden böbreklere geri kaçması böbreklerde zarara yol açmaktadır" dedi.
Yorulmaz, idrarını tutma alışkanlığı olanlarda en sık görülen sorunun sistit denilen idrar torbası enfeksiyonu olduğunu söyledi.
İdrarı dışarıya boşaltan kanalın erkeklere göre daha kısa olduğu için kadınlarda ve kız çocuklarında sistitin daha sık görüldüğünü ifade eden Yorulmaz, bu nedenle çocuklara küçük yaşta doğru tuvalet alışkanlığını kazandırmanın, tuvalet eğitiminde aceleci ve baskıcı olmamanın, ileride oluşabilecek böbrek ve idrar yolu hastalıklarından korunmada büyük önem taşıyacağını bildirdi
Tag Tags2 Tags3 Tags4 Tags5 Tags6 Tags7 Tags8
orginal kaynak
Prof. Dr. Yorulmaz, vücudun her gün 1.5 litre suya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Vücudun, zararlı hale gelmiş sıvı atıkları idrar olarak dışarı atmak zorunda olduğuna dikkati çeken Yorulmaz, "Aksi halde biriken idrar, önce idrar torbasına, sonra idrar torbasıyla böbrekleri birleştiren borulara ve sonra da böbreklere baskı yaparak veya kolayca mikroplarla buluşarak böbrek yetmezliğine kadar varabilen çok önemli sağlık sorunlarına yol açabilecektir" diye konuştu.
İdrar torbasının normalde 300-350 mililitreye kadar dolabildiğini belirten Yorulmaz, bunun boşaltılmaması halinde yeni gelen idrarın, idrar torbasını gerginleştirdiğini, bunun da kas yapısının zayıflamasına neden olabildiğini kaydetti.
Bu nedenle idrarı tutmanın çok zararlı bir alışkanlık olduğunu ifade eden Yorulmaz, "Kız çocuklarında idrarı tutma, bekletme, sıkıştırma, tuvalete gitmeye direnme, çeşitli vücut hareketleriyle idrarı geri itmeye çalışma ve kasma daha sık görülmektedir. Sonuçta bazen idrarın kaçırılması ya da tuvalete son anda yetişmek gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir. İdrarın idrar kesesinden böbreklere geri kaçması böbreklerde zarara yol açmaktadır" dedi.
Yorulmaz, idrarını tutma alışkanlığı olanlarda en sık görülen sorunun sistit denilen idrar torbası enfeksiyonu olduğunu söyledi.
İdrarı dışarıya boşaltan kanalın erkeklere göre daha kısa olduğu için kadınlarda ve kız çocuklarında sistitin daha sık görüldüğünü ifade eden Yorulmaz, bu nedenle çocuklara küçük yaşta doğru tuvalet alışkanlığını kazandırmanın, tuvalet eğitiminde aceleci ve baskıcı olmamanın, ileride oluşabilecek böbrek ve idrar yolu hastalıklarından korunmada büyük önem taşıyacağını bildirdi
Tag Tags2 Tags3 Tags4 Tags5 Tags6 Tags7 Tags8
orginal kaynak
26 Şubat 2008 Salı
Bebeklere flaş yasak!
Görme yeteneği tam olarak gelişmemiş yeni doğan bebekleri, ani ışık parlamalarından uzak tutmak gerekiyor...
Özellikle ilk kez bebek sahibi olan anne ve babalar bebeklerinin her anını ve gelişimini fotoğraflamak ister. Ancak yeni doğmuş bir bebeğin görme yeteneğinin 3 aylıkken yüzde 50, altı aylıkken ise yüzde 90 oranında gelişmiş olduğu düşünülürse, flaşların bebeğinize vereceği zararı kestirebilirsiniz.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özkağnıcı,
görme yeteneği tam olarak gelişmemiş bebekleri ani ışık parlamasından uzak tutmak gerektiğine dikkat çekiyor.
Işığın, bebeklerin gözlerinin retina kısmında bulunan ''makula'' bölgesine etki etmesi durumunda, gözle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkabileceğini belirten Özkağnıcı şunları söyledi:
''Bebeğin fotoğrafı çekilirken yüzüne patlatılan flaşın görme kayıplarına yol açması, bilimsel açıdan tam olarak ispatı yapılabilmiş bir konu değil. Miyop veya hipermetrop gibi göz kusurlarına yol açmaz, ancak yine de birtakım riskler taşıyor. Bebeğin görme yeteneği, ancak 3 yaşını doldurduğunda yüzde 100'e ulaşır. Bu yaştan önce gözün çok hassas bir yapısı vardır.''
REFLEKSLERİ GELİŞMEDİĞİ İÇİN IŞIĞI SÜZEMEZ
Yeni doğmuş bir bebeğin reflekslerinin de tam olarak gelişmediği için, gelen ani ışığa tepkisinin yeteri kadar olmayacağını anlatan Özkağnıcı, bebeğin, flaşın yaratacağı ani ve parlak ışığı göz kırpma hareketi ile süzemeyeceğini ifade etti.
Bu durumda anne ve babaların, bebeklerinin gözleri konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini dile getiren Özkağnıcı, bebeğin fotoğrafının bebek başka bir tarafa bakarken, uyurken veya flaş kullanılmadan çekilmesinin daha doğru olacağını kaydetti.
kaynak
Özellikle ilk kez bebek sahibi olan anne ve babalar bebeklerinin her anını ve gelişimini fotoğraflamak ister. Ancak yeni doğmuş bir bebeğin görme yeteneğinin 3 aylıkken yüzde 50, altı aylıkken ise yüzde 90 oranında gelişmiş olduğu düşünülürse, flaşların bebeğinize vereceği zararı kestirebilirsiniz.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özkağnıcı,
görme yeteneği tam olarak gelişmemiş bebekleri ani ışık parlamasından uzak tutmak gerektiğine dikkat çekiyor.
Işığın, bebeklerin gözlerinin retina kısmında bulunan ''makula'' bölgesine etki etmesi durumunda, gözle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkabileceğini belirten Özkağnıcı şunları söyledi:
''Bebeğin fotoğrafı çekilirken yüzüne patlatılan flaşın görme kayıplarına yol açması, bilimsel açıdan tam olarak ispatı yapılabilmiş bir konu değil. Miyop veya hipermetrop gibi göz kusurlarına yol açmaz, ancak yine de birtakım riskler taşıyor. Bebeğin görme yeteneği, ancak 3 yaşını doldurduğunda yüzde 100'e ulaşır. Bu yaştan önce gözün çok hassas bir yapısı vardır.''
REFLEKSLERİ GELİŞMEDİĞİ İÇİN IŞIĞI SÜZEMEZ
Yeni doğmuş bir bebeğin reflekslerinin de tam olarak gelişmediği için, gelen ani ışığa tepkisinin yeteri kadar olmayacağını anlatan Özkağnıcı, bebeğin, flaşın yaratacağı ani ve parlak ışığı göz kırpma hareketi ile süzemeyeceğini ifade etti.
Bu durumda anne ve babaların, bebeklerinin gözleri konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini dile getiren Özkağnıcı, bebeğin fotoğrafının bebek başka bir tarafa bakarken, uyurken veya flaş kullanılmadan çekilmesinin daha doğru olacağını kaydetti.
kaynak
Anne sütü kalp krizini azaltıyor
Araştırlamalar, anne sütü ile beslenen çocukların tansiyon ve kalp krizi risklerinin azaldığını gösteriyor Bristol Üniversitesi bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar, anne sütüyle beslenmenin uzun vadedeki faydaları arasında, tansiyon üzerindeki olumlu etkisinin bulunduğunu ve bu sayede kalp krizi risklerinin azaldığını ortaya koydu.
Bilim adamları, anne sütüyle beslenen bebeklerin biberonla beslenenlere göre daha düşük tansiyonu olduğuna dikkati çekerken, bunun da bu bebeklerin ileriki yaşamlarında kalp krizi geçirme riskinin daha düşük olacağı anlamına geleceğini bildirdi.
Sonuçları Circulation adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya kuşkuyla yaklaşan bazı uzmanlarsa anne sütünün yüksek tansiyon konusunda koruyucu bir etkisi bulunduğuna dair iddiaların iyi araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Bristol Üniversitesi araştırmasının, 0-7 yaş arasında yaklaşık 5 bin bebek üzerinde yapıldığı ve araştırma sırasında doğum kilosu, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve benzeri diğer etmenlerin de göz önünde tutulduğu belirtiliyor.
Araştırmayı yapan bilim ekibi, anne sütünün koruyuculuğunun formülünde yattığını da belirtirken, sütte bulunan damar sertliğini önleyici yağ asitlerinin bu sonucu sağladığının altını çiziyor. Bilim adamları, aynı türdeki asitlerle zenginleştirilen formül mamaların da aynı koruyuculuğu sağladığını belirtiyor.
kaynak
Bilim adamları, anne sütüyle beslenen bebeklerin biberonla beslenenlere göre daha düşük tansiyonu olduğuna dikkati çekerken, bunun da bu bebeklerin ileriki yaşamlarında kalp krizi geçirme riskinin daha düşük olacağı anlamına geleceğini bildirdi.
Sonuçları Circulation adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya kuşkuyla yaklaşan bazı uzmanlarsa anne sütünün yüksek tansiyon konusunda koruyucu bir etkisi bulunduğuna dair iddiaların iyi araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Bristol Üniversitesi araştırmasının, 0-7 yaş arasında yaklaşık 5 bin bebek üzerinde yapıldığı ve araştırma sırasında doğum kilosu, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve benzeri diğer etmenlerin de göz önünde tutulduğu belirtiliyor.
Araştırmayı yapan bilim ekibi, anne sütünün koruyuculuğunun formülünde yattığını da belirtirken, sütte bulunan damar sertliğini önleyici yağ asitlerinin bu sonucu sağladığının altını çiziyor. Bilim adamları, aynı türdeki asitlerle zenginleştirilen formül mamaların da aynı koruyuculuğu sağladığını belirtiyor.
kaynak
10 Şubat 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

