Lcd, Led Lcd ve Plazma Tvlerde Kablolu yayınları İzlemek.
DVB-S DVB-T DVB-C nedir ? Önce DVB ile başlayalım (Digital Video Broadcasting) (Digital video yayını) demektir.O zaman şunu anlıyoruz ki bu üç kısaltmada digital bir yayınla ilgili.Digitalse digital ne manaya geliyor bu denecek olursa analog yayın eskiden izlediğimiz sd yayınlardan daha güçlü yayındır.Daha fazla veriyi kayıpsız daha kaliteli şekilde yayınlayabilme imkanı sunuyor.Bildiğimiz ham digital görüntüyü 1 ve 0 sinyalleri olarak aktarıyor.
DVB-S (Satallite)(Uydu) manasına geliyor.Bildiğimiz çanak antenle izlediğimiz yayın.
DVB-T (Terrestrial) (Karasal) Normal Tv anteniyle alabileceğimiz yayın.
DVB-C (Cable) (Kablo) Bir kablo ile alabileceğimiz yayın.
Şimdi Tv alıyoruz araştırıyoruz vs özelliklerinde bu işaretler varsa içinde hangi tip tunerin olduğunu anlamamız için bu bilgiyi verdim.
Bazı tv lerde CI+ Slot gibi ibareler vardır bunlar ise
Örnek DVB-C girişi olan ve CI Slotu olan bir lcd, led veya plazma tv mizde kablolu paket yayınlarını izleyebileceğiz demektir.(örn.Teledünya)
Sonuçta Teledünya kablolu yayın yapıyor.Gerçi burda adını anmak istemiyorum çünkü heryere yayın yapmıyor insanları sınıflandırıp kimine iyi hizmet kimine sıfır hizmet veren firma veya kurumları sevmem. Fakat diğerlerinden hiç bahsedesim yok oda ayrı.
Teledünya izlemek için Ya set top box ve dvb-c tuneri olan tv yada dvb-c tuneri ve ci slotu olan tv gerekiyor.
Bu kadarı yeterlimi yetmez.Bu tarz kanallar şifreli olduğundan Conax modül gerekiyor birde.
Teledünyadan aldığımız şifre kartını conax modüle o modülüde tvdeki slota takarak teledünya izlemek mümkün.
Conax modülü işte böyle bir hacat.(kendi sitesinden bilgiler)
Teledünya Conax Modül Teknik Özellikleri:
1080P Ful HD
MPG-4
MPG-2
H26 Kod Çözücü
DVB-C Standardına Uyumlu
Türksat Teledünya Uyumlu
Conax Modül Teledünya SD ve HD yayınlarını ayrıca bir uydu alıcısı kullanmadan televizyonunuzun içine takarak kullanacağınız küçük bir PCMCI kart çeşididir. Bu kart sayesinde ayrıca bir elektrik prizi, sehpa üzerinde fazladan bir yer ve onca elektronik cihaza bir yenisinin eklenmesine gerek kalmadan sayısal Teledünya yayınlarını izleyebilirsiniz. Ancak conax modül girişi her televizyonda bulunmamaktadır. Conax modül desteği (DVB-C Alıcısı) sadece yeni nesil LCD ve Led televizyonlarda bulunmaktadır. Eğer televizyonunuz da DVB-C alıcısı varsa sayısal Teledünya yayınlarını conax modülle izlemeniz size büyük kolaylık sağlayacaktır.
Eğer televizyonunuz HD Ready ya da Ful HD çözünürlükteyse conax modülünüz de mpg-4 destekli (H.264 kodunu çözebilir özellikte) olmalıdır. Ancak SD yayınları izlemek istiyorsanız ve televizyonunuz da HD özellikte değilse size Mpeg-2 özellikte bir conax modül yeterli olacaktır.
Televizyonunuzun DVB-C modül alıcısının olup olmadığını ve HD-SD yayınlarından hangisine uyumlu olduğunu cihazınızın kullanım kitapçığından veya üretici web sayfasından öğrenebilirsiniz.
Tv tunerimiz hd ise elimizdeki conax modülün sd olmasında bir sakınca yok.Genelde tv üzerindeki dvb-c tunerler hd yayınları sd ye çevirebiliyor (hepsi değil)
Tabiki bizim kullanım amacımıza kalmış herşey hd olsun denirse modül hd alınmalı.
Önemli Not:Conax modül tek başına yeterli değildir.Tv de Dvb-c tuner ve Cı slot olması gerekiyor.
Bazı uyanık uyducular eldeki farklı modüllere conax formatı atmaktalar çoğu çalışmakla birlikte garantisi yok ve bu konuda bilgimde yok.
Eğer konuya hakim arkadaşlar varsa konu altında bilgi verebilirler.
Diğer bir konu bahsetmek istemesemde bu dvb-c tunerli ve Cı slotlu tvlerimizle sadece teledünyamı izleyeceğiz ?
Ne yazıkki benim gibi ikinci sınıf muamelesi görülen bir yerde oturursanız onuda bulamazsınız :)
netice olarak hayır elbetteki kablolu yayın yapan diğer şifreli özel kanalları izlemeniz mümkün.
Tabiki uygun modül ve şifre kartı ile.(conax modül değil) (Cryptoworks veya irdeto 2)
Birde bazı uyanık dünya devi üreticilerimiz (örnek Arçelik) sanki yeni bir halt icat etmiş gibi boy boy reklamlar yapıyor.All in one dediği şey bu anlattığımız dvb-c tuneri ve Cı slotu olan bir lcd tv den öte birşey değildir.Sadece tek farkı şu Multi tuner DVB T/C/S/T2/S2 kısacası bir farklılık yok.Tuner ve cı slot varsa ok demektir.
Ama onlara sorarsan yeniliklerin bir numaralı öncüsüdürler sanki kendisi bulmuş.Elin japonu bulur lisanslar koreliye kiralar veya satar bizimkilerde onlardan alıp/kiralayıp biz bulduk diye millete yutturmaya çalışır.Başarırda.
Bunda birazda şöyle bir kaymak var.
Digitürkün hd modülllü üyeliği yok idi.Yani modülle digütürke üyelik ancak sd modülle oluyordu ve sd izlemek mümkündü.
Şimdi arçelik tvde bir halt varmış gibi hem tv hem digitürk birlikte gazlanıyor vatandaşa.
Bunu yapmalarının nedenide şu.Digiplus denen aleti satmak şimdi kimi bilinçlendi kimi itiraz etti kendini yırttı ama asıl neden şu.
Digiplus satışından doyum alındı neden artık hd modül satmayalımki millete :) Son duyumlarım avrupada hd modüllerin çıkıp izlendiği yönünde
Tr için kesin bir açıklama yok hala ama digiturk yaptı olacak.
D-Smart farklı bişey yapmışmıydı acaba ? Hayır aynı taktiği daha önceden o yapmıştı bile.Nds şifreleme sunan dsmart çıkmaz çıkmaz diye diye hd modülü çıkarmıştır.
Pazar payı köşe kapmaca bin bir fırıldaklık başka bir olay yok görüldüğü gibi.
Benim için önemli olan bir özellik değil yukardakilerin hiç biriside.Neymiş kablo azaltmak kumanda azaltmak cihaz azaltmak gibi işlere yarıyorlarmış.
Benim için önemli olan Tv olsun tuner olsun modül olsun bana en iyi en doğru renk kalitesini verebilmesi.Verebiliyormu ?
Veremiyor demekki hiç bir önemi yok.
Benim için tv nin kullandığı panel işlemci kalitesi verebildiği en doğru renk değeri.
O zaman bu yazıyı neden yazdım çünkü merak eden çok soran çok.
Çünkü bir icatı iyiymiş diyip gidip en yakın arçelik vestel bayisinden almak kolay ne alıyorum hangi malzeme hangi kalite ?
Sonra arayıp ya bu kanallar çok yavaş açıyor yok şöyle yok böyle bir baksan derler.
Kısacası herkes işini yapsın tv üreten tv üretsin tuner üreten tuner üretsin.Helede ülkemizdeki montajcılar bu işlerden uzak dursun.
Unutmadık son siyah beyaz tv yi satmadan renklisini getirip makul rakamlara satmadıklarını.
29 Kasım 2011 Salı
12 Eylül 2011 Pazartesi
Harici HDD Satınalma/Kullanma Klavuzu ve Faydalı Bilgiler.
Harici HDD bugünlerde çok moda olan bir gereç.Bilgisayara usb vasıtasıyla bağlanabilmekte yaptığı iş bakımından sabit diskten farkı yoktur.Yani kısacası harici hdd verileri depolayıp sonrada kablosunu çekip yanımızda taşıyabileceğimiz bir hacattır.
Çok soruluyor çok tartışılıyor çok sorunlar yaşanıyor bunun için böyle bir kılavuz hazırladım
Nasıl bir disk veya hangi marka disk almalıyım....
Öncelikle bilinmesi gereken kulaktan dolma şeylere inanmamaktır.
Piyasada Western digital, Seagate, Samsung, Toshiba, Lg, İomega gibi markalar var.(Atladığım varsa uyarın)
Bize lazım olan ebat inch biriminden ölçülüyor
Bize lazım olan dosya hacmi (gb,tb)
Bunlara karar verdikten sonra şunu bilmek gerekir 3.5 inch diskler büyüktür cebe sığmaz ve ayrıca bir güç adaptörü
vardır fakat okuma yazma hızları genelde 2.5 inchlere göre daha iyidir.(7200rpm)
2.5 inch ve diğerleri cebe sığar ayrıca güç adaptörü gerekmez bilgisayarın usb girişinden güç alırlar.Genelde (5400rpm) hızındadır.Bence gayet iyi bir hızdır.
Usb 2.0 ve Usb 3.0 özellikleri.Farkları hızlarıdır.usb 3.0 çok daha hızlı veri taşır fakat bundan faydalanmak için
bilgisayarınızında usb 3.0 özelliği olması gerek.usb 2.0 zaten standarttır her bilgisayarda var.
Ben şimdiden usb 3.0 disk almak istiyorum ilerde bilgisayarı değiştirirsem kullanmak amaçlı.. Ama bunu şu anki usb 2.0 ile kullanabilirmiyim ?
Cevap:Evet fakat usb 2.0 hızında.
Bunlara karar verdikten sonra bahsettiğim markalardan ucuz bulunan alınabilir.Bunlardan binlercesi satıldığı ve onlarca teste tabi tutulduğu için hepside benim için alınabilirdir.Birazda şans işidir derler ya çok doğrudur.Şu markadan uzak dur diyen bilgisayarcılardan veya forum kullanıcılarından uzak durmalıdır.
Diski aldık...İlk adım...
İlk aldığımızda tavsiyem öncelikle diski biçimlendirmektir (format atmak).Eğer playstationa bağlamayacaksanız en uygun format ntfs dir.Playstation ise fat 32 olarak biçimlendirmek gerek.(diski iki birime ayırıp kısım kısım dosya formatı yapılabilir)
Peki playstationda 4gb üzeri dosya izlemek vs istersek ne yapacağız ?
Denememiş olmakla beraber (bir ps3 hediye eden olursa dener uğraşır buraya yazarım playstation 3 lerde ntfs dosyaları çalıştıracak hack programları var diye biliyorum.
Biz varsayalım diskimizi media oynatma amaçlı kullanacağız foto, mp3, divx, dvd veya bluray rip mkv dosyaları depolayıp izlemek maksatlıysa ntfs sistemi bizim için uygun.
Bunun için Bilgisayarıma girip diskimize atanan sürücü harfini buluyoruz örnek G:sürücüsü üzerinde sağ tıklayıp biçimlendiri seçiyoruz NTFS seçili olması bizim için önemli olan. istersek hızlı biçimlendir seçilerek daha kısa sürede biçimlendirebiliriz(format atma)
.
Bilinmesi Gerekenler, Uyarı ve Önlemler.
Harici diskler ebat cinsinden birbirlerinden ayrılabilir 1.6 inch, 1.8 inch,2.0 inch,2,5 inch.3.5 inch gibi ebatlarda olabilir bu tamamen sizin tercihiniz.Bilinmesi gereken şey 3.5 inch bir disk alacaksak bilelimki ayrıca bir güç adaptörüde diskle beraber gelecektir.Ee gelsin ne var bunda derseniz eğer şu çok önemli bir husus haline geliyor.
Elektrik kesintisi ve elektrik dalgalanmaları...
Diskler yapıları gereği elektrik kesinti ve dalgalanmalarından çok etkilenirler.Bunun içindirki benim tavsiyem ups denilen bir güç kaynağının hem akü hem regulatör görevi yapan cinsinden bir ürün almak çok faydalıdır.(Line active)
Bu hem bilgisayarımızı hemde diskimizi kesinti ve dalgalanmalardan korur.
burdaki http://www.inform.com.tr/ups_hesaplama.html tablo ups alırken gereken watt hesaplamamıza faydalı olacaktır.
Ben ups almam diyorsanız o zaman 3.5 inchlik bir disk almamanızı öneririm keza daha küçük diskler elektriğini bilgisayarınızdan alacağı için bir nebze korumadadır fakat sonuçta o bilgisayarında ups ihtiyacı var oda ayrı bir konu.Uzun lafın kısası bilgisayarınızdaki veriler sizin için önemliyse ups şarttır.
Disk kablosunu bilgisayardan çıkarma...
Bir disk usb üzerinden mutlaka elektrik alıyordur ve diskin optik gözü o an disk yüzeyindedir direk kablonun çekilmesi demek diskte hasar oluşturabilir demektir.Bunun için yapılması gereken şey şudur.
Sağ alt köşede saatin yanında yer alan usb simgesine tıklayarak usb depolama aygıtını güvenle kaldırın yazısına tıklayarak disk bağlantısını kesmek sonra kabloyu çıkarmak gerek.
.
Eğer güvenle kaldırmanın başarısız olduğunu söyleyen bir ileti ile karşılaşırsanız bilinki diskte çalışan bir program var.Bu ya media oynatıcı resim izleyici virüs programı veya önceden çalışan bir programın dll dosyası vb olabilir bunu bulup kapatıp tekrar güvenle kaldır demelidir.
Bilgisayara bağlı çalışma...
Bilgisayara bağlı çalışırken bir dosya aktarımı sırasında bilgisayar yanıt vermiyora düştü kitlendi dondu veya elektrik kesildi veya bilerek/kazara bilgisayar yeniden başlattınız veya kapattınız.O diskteki verileri gözden çıkarmaya hazırlıklı olun.Veya bilgisayarda saatlerce veri yüklediniz sildiniz vs çok uzun süre geçti bu durumda aşırı ısınmalardan dolayı hdd aşırı ısıdan arıza yapabilir ömrü kısalabilir
Bu nedenle ben dosyaları mümkün olduğunca az boyutta bir defada değil bir çok defada transfer etmeyi öneririm.
Bu işlemler yapılırken bilgisayarınızla başka zorlayıcı işler yapmayın.Aşırı işlemci ve ram gerektiren uygulamalar
bilgisayarınızı kilitleyebilir buda bilgisayarı yeniden başlatmanıza neden olabileceği için diskinizde o an işlem yarım kalacağından arıza yapabilir.Bilgisayar yanıt vermiyora düşerse ctrl alt delete komutuyla görev yöneticisinde yanıt vermeyen programı kapatmayı deneyin veya alt tab tuşlarıyla dosya yazma işleminize erişmeyi deneyip o işlemi iptal etmeye çalışın veya vaktiniz varsa bekleyin.
Virüsler ve başka bilgisayarlarda kullanım.
Mümkün olduğunca diskinizi başkalarının bilgisayarlarına takmayın çünkü dikkatsiz bir kullanıcıysa bilgisayardaki virüs sizin diskinize bulaşabilir.
Kendi bilgisayarınız dahi olsa oyun program warez crack vs sitelerde dolanırken mümkünse diskinizi çıkarın.Çünkü o an bulaşan bir virüs diskinizi kullanılmaz hale getirebilir.Benim virüs programım var demeyin herşey mümkün.
Eğer diskteki dosyalar önemliyse buna çok dikkat etmeli.
Disk birleştirme ve disk onarma veri kurtarma...
Diskimizin zaman zaman bakımını yapmalı gereksiz dosya artıklarını silmeli hata düzeltme ve disk birleştirme araçlarıyla tarama yapmalıyız.
Zaman zamanda virüs programıyla taramakta fayda var.
Hata bulma ve düzeltme (CHKDSK) başlat çalıştır cmd entera basıyoruz
karşımıza çıkan siyah ekrana chkdsk/r x: yazıyoruz (x yerine harici diskinizin sürücü harfini yazmanız gerek) ya da bilgisayarıma girip diskimizi bulup sağ tıklayarak özellikler araçlar hata denetle (şimdi başlat) yaparakta bu işlem yapılabilir.Bu sayede disk yüzeyimiz incelenecek hatalar bozukluklar varsa onarılacak.
Disk birleştirme (defrag)
Disk birleştirmeden şunu anlıyoruz normalde veriler disk yüzeyine gelişigüzel yazılırlar bir dosya oraya bir dosya buraya şeklindedir bu veriyi tekrar okumak gerektiğinde optik göz çok fazla hareket etmek zorunda kalacaktır dosyaların diskin bir bölümünde toplanması söz konusu buşekilde olduğunda optik göz daha az bir alanı tarayacağından daha performanslı bir diskimiz olacaktır.
Bunun içinde bilgisayarıma girip diskimizi bulup sağ tıklayarak özellikler araçlar dosyaları birleştir (şimdi birleştir) yaparakta bu işlem yapılabilir.Bu sayede disk yüzeyimiz incelenecek birleştirmeye gerek görülen dosyalar
birleştirilecektir.
Veri kurtarma...
Bilerek yada kazara sildiğimiz dosyaları hatta format atsak dahi geri getirme işlemidir.Evet normalde dosya silindikten sonra üzerine birşey kaydedilmediyse bu dosyayı gayet kolay bir şekilde geri getirmemiz mümkün.Demekki dosya sildikten sonra geri getirmek istiyorsak diski başka verilerle doldurmuyoruz.(Recovery my files, Recuva) vb programlarla bunları yapmak mümkün nasıl yapılacağını burda anlatmayacağım bkz.Google çok kaynak mevcut.
Sorulması eklenilmesi çıkarılması gereken şeyler varsa bu konu altından sorulup söylenilirse sevinirim.
Çok soruluyor çok tartışılıyor çok sorunlar yaşanıyor bunun için böyle bir kılavuz hazırladım
Nasıl bir disk veya hangi marka disk almalıyım....
Öncelikle bilinmesi gereken kulaktan dolma şeylere inanmamaktır.
Piyasada Western digital, Seagate, Samsung, Toshiba, Lg, İomega gibi markalar var.(Atladığım varsa uyarın)
Bize lazım olan ebat inch biriminden ölçülüyor
Bize lazım olan dosya hacmi (gb,tb)
Bunlara karar verdikten sonra şunu bilmek gerekir 3.5 inch diskler büyüktür cebe sığmaz ve ayrıca bir güç adaptörü
vardır fakat okuma yazma hızları genelde 2.5 inchlere göre daha iyidir.(7200rpm)
2.5 inch ve diğerleri cebe sığar ayrıca güç adaptörü gerekmez bilgisayarın usb girişinden güç alırlar.Genelde (5400rpm) hızındadır.Bence gayet iyi bir hızdır.
Usb 2.0 ve Usb 3.0 özellikleri.Farkları hızlarıdır.usb 3.0 çok daha hızlı veri taşır fakat bundan faydalanmak için
bilgisayarınızında usb 3.0 özelliği olması gerek.usb 2.0 zaten standarttır her bilgisayarda var.
Ben şimdiden usb 3.0 disk almak istiyorum ilerde bilgisayarı değiştirirsem kullanmak amaçlı.. Ama bunu şu anki usb 2.0 ile kullanabilirmiyim ?
Cevap:Evet fakat usb 2.0 hızında.
Bunlara karar verdikten sonra bahsettiğim markalardan ucuz bulunan alınabilir.Bunlardan binlercesi satıldığı ve onlarca teste tabi tutulduğu için hepside benim için alınabilirdir.Birazda şans işidir derler ya çok doğrudur.Şu markadan uzak dur diyen bilgisayarcılardan veya forum kullanıcılarından uzak durmalıdır.
Diski aldık...İlk adım...
İlk aldığımızda tavsiyem öncelikle diski biçimlendirmektir (format atmak).Eğer playstationa bağlamayacaksanız en uygun format ntfs dir.Playstation ise fat 32 olarak biçimlendirmek gerek.(diski iki birime ayırıp kısım kısım dosya formatı yapılabilir)
Peki playstationda 4gb üzeri dosya izlemek vs istersek ne yapacağız ?
Denememiş olmakla beraber (bir ps3 hediye eden olursa dener uğraşır buraya yazarım playstation 3 lerde ntfs dosyaları çalıştıracak hack programları var diye biliyorum.
Biz varsayalım diskimizi media oynatma amaçlı kullanacağız foto, mp3, divx, dvd veya bluray rip mkv dosyaları depolayıp izlemek maksatlıysa ntfs sistemi bizim için uygun.
Bunun için Bilgisayarıma girip diskimize atanan sürücü harfini buluyoruz örnek G:sürücüsü üzerinde sağ tıklayıp biçimlendiri seçiyoruz NTFS seçili olması bizim için önemli olan. istersek hızlı biçimlendir seçilerek daha kısa sürede biçimlendirebiliriz(format atma)
.
Bilinmesi Gerekenler, Uyarı ve Önlemler.
Harici diskler ebat cinsinden birbirlerinden ayrılabilir 1.6 inch, 1.8 inch,2.0 inch,2,5 inch.3.5 inch gibi ebatlarda olabilir bu tamamen sizin tercihiniz.Bilinmesi gereken şey 3.5 inch bir disk alacaksak bilelimki ayrıca bir güç adaptörüde diskle beraber gelecektir.Ee gelsin ne var bunda derseniz eğer şu çok önemli bir husus haline geliyor.
Elektrik kesintisi ve elektrik dalgalanmaları...
Diskler yapıları gereği elektrik kesinti ve dalgalanmalarından çok etkilenirler.Bunun içindirki benim tavsiyem ups denilen bir güç kaynağının hem akü hem regulatör görevi yapan cinsinden bir ürün almak çok faydalıdır.(Line active)
Bu hem bilgisayarımızı hemde diskimizi kesinti ve dalgalanmalardan korur.
burdaki http://www.inform.com.tr/ups_hesaplama.html tablo ups alırken gereken watt hesaplamamıza faydalı olacaktır.
Ben ups almam diyorsanız o zaman 3.5 inchlik bir disk almamanızı öneririm keza daha küçük diskler elektriğini bilgisayarınızdan alacağı için bir nebze korumadadır fakat sonuçta o bilgisayarında ups ihtiyacı var oda ayrı bir konu.Uzun lafın kısası bilgisayarınızdaki veriler sizin için önemliyse ups şarttır.
Disk kablosunu bilgisayardan çıkarma...
Bir disk usb üzerinden mutlaka elektrik alıyordur ve diskin optik gözü o an disk yüzeyindedir direk kablonun çekilmesi demek diskte hasar oluşturabilir demektir.Bunun için yapılması gereken şey şudur.
Sağ alt köşede saatin yanında yer alan usb simgesine tıklayarak usb depolama aygıtını güvenle kaldırın yazısına tıklayarak disk bağlantısını kesmek sonra kabloyu çıkarmak gerek.
.
Eğer güvenle kaldırmanın başarısız olduğunu söyleyen bir ileti ile karşılaşırsanız bilinki diskte çalışan bir program var.Bu ya media oynatıcı resim izleyici virüs programı veya önceden çalışan bir programın dll dosyası vb olabilir bunu bulup kapatıp tekrar güvenle kaldır demelidir.
Bilgisayara bağlı çalışma...
Bilgisayara bağlı çalışırken bir dosya aktarımı sırasında bilgisayar yanıt vermiyora düştü kitlendi dondu veya elektrik kesildi veya bilerek/kazara bilgisayar yeniden başlattınız veya kapattınız.O diskteki verileri gözden çıkarmaya hazırlıklı olun.Veya bilgisayarda saatlerce veri yüklediniz sildiniz vs çok uzun süre geçti bu durumda aşırı ısınmalardan dolayı hdd aşırı ısıdan arıza yapabilir ömrü kısalabilir
Bu nedenle ben dosyaları mümkün olduğunca az boyutta bir defada değil bir çok defada transfer etmeyi öneririm.
Bu işlemler yapılırken bilgisayarınızla başka zorlayıcı işler yapmayın.Aşırı işlemci ve ram gerektiren uygulamalar
bilgisayarınızı kilitleyebilir buda bilgisayarı yeniden başlatmanıza neden olabileceği için diskinizde o an işlem yarım kalacağından arıza yapabilir.Bilgisayar yanıt vermiyora düşerse ctrl alt delete komutuyla görev yöneticisinde yanıt vermeyen programı kapatmayı deneyin veya alt tab tuşlarıyla dosya yazma işleminize erişmeyi deneyip o işlemi iptal etmeye çalışın veya vaktiniz varsa bekleyin.
Virüsler ve başka bilgisayarlarda kullanım.
Mümkün olduğunca diskinizi başkalarının bilgisayarlarına takmayın çünkü dikkatsiz bir kullanıcıysa bilgisayardaki virüs sizin diskinize bulaşabilir.
Kendi bilgisayarınız dahi olsa oyun program warez crack vs sitelerde dolanırken mümkünse diskinizi çıkarın.Çünkü o an bulaşan bir virüs diskinizi kullanılmaz hale getirebilir.Benim virüs programım var demeyin herşey mümkün.
Eğer diskteki dosyalar önemliyse buna çok dikkat etmeli.
Disk birleştirme ve disk onarma veri kurtarma...
Diskimizin zaman zaman bakımını yapmalı gereksiz dosya artıklarını silmeli hata düzeltme ve disk birleştirme araçlarıyla tarama yapmalıyız.
Zaman zamanda virüs programıyla taramakta fayda var.
Hata bulma ve düzeltme (CHKDSK) başlat çalıştır cmd entera basıyoruz
karşımıza çıkan siyah ekrana chkdsk/r x: yazıyoruz (x yerine harici diskinizin sürücü harfini yazmanız gerek) ya da bilgisayarıma girip diskimizi bulup sağ tıklayarak özellikler araçlar hata denetle (şimdi başlat) yaparakta bu işlem yapılabilir.Bu sayede disk yüzeyimiz incelenecek hatalar bozukluklar varsa onarılacak.
Disk birleştirme (defrag)
Disk birleştirmeden şunu anlıyoruz normalde veriler disk yüzeyine gelişigüzel yazılırlar bir dosya oraya bir dosya buraya şeklindedir bu veriyi tekrar okumak gerektiğinde optik göz çok fazla hareket etmek zorunda kalacaktır dosyaların diskin bir bölümünde toplanması söz konusu buşekilde olduğunda optik göz daha az bir alanı tarayacağından daha performanslı bir diskimiz olacaktır.
Bunun içinde bilgisayarıma girip diskimizi bulup sağ tıklayarak özellikler araçlar dosyaları birleştir (şimdi birleştir) yaparakta bu işlem yapılabilir.Bu sayede disk yüzeyimiz incelenecek birleştirmeye gerek görülen dosyalar
birleştirilecektir.
Veri kurtarma...
Bilerek yada kazara sildiğimiz dosyaları hatta format atsak dahi geri getirme işlemidir.Evet normalde dosya silindikten sonra üzerine birşey kaydedilmediyse bu dosyayı gayet kolay bir şekilde geri getirmemiz mümkün.Demekki dosya sildikten sonra geri getirmek istiyorsak diski başka verilerle doldurmuyoruz.(Recovery my files, Recuva) vb programlarla bunları yapmak mümkün nasıl yapılacağını burda anlatmayacağım bkz.Google çok kaynak mevcut.
Sorulması eklenilmesi çıkarılması gereken şeyler varsa bu konu altından sorulup söylenilirse sevinirim.
16 Şubat 2011 Çarşamba
Digital Fotoğraf Makinası Rehberi.
Digital Fotoğraf Makinası Rehberi.
Digital Fotoğraf Makinaları Yapıları İtibarıyla İkiye Ayrılır.
1- Dijital Kompakt fotoğraf makineleri
2- Dijital SLR fotoğraf makineleri
1- Dijital Kompakt fotoğraf makineleri.
Ayarları üzerinde gelen bir kısmı yarı manuel olsada genelde elle ayar yapılmasına izin vermeyen çekimleri daha çok otomatik ayarlarla yapabilen makinalardır.Bunların kendi içlerinde bir çok modları var.Aslında manuel olarak yapılan ayarların temel anlamda birkaç modla bütünleştirilmiş denebilir.Tabi bunlar kullanılan algılayıcılar, lens ve işi yapan motorla(işlemci) alakalıdır.Bu tip makinalarda genelde kullanıcı pratik ve uzmanlık gerektirmeyen günlük hayatta pratik ve taşıması kolay olacak biçimde kullanım amacı içindir.
Bu otomatik modlardan bir kaçı; Makro, Spor, Portre, Gece modu, Doğa, Güneş, Panaroma, Flashı açma kapama gibi belli başlı modlardır.Beyaz dengesi manuel ayarlanabilir.
Bu tip makinalarda objektif değişmez.Durum böyle olunca kullanılan lens kalitesi ve objektif açısının geniş olması büyük önem taşır.Objektif açısı taşıdığı değerlerle ters ilişkilidir.Örnek 2,8 lik bir açı 3,5 lik bir açıya göre daha geniş sayılır.Tabiki bu açının artısı şu; ne kadar büyük açı diyaframa o kadar ışık demek buda karanlık çekimlerde biraz daha ışık anlamına geliyor. Geniş açı odaklanan nesnenin net olması ve arka planın biraz buğulu olması manasınada gelmekte. Daha çok ışık ise makinanın odaklanma süresini uzatacağından hızlı çekim süreleri pek sunmaz 2.8 açı ideal bir açıdır.
Bu makinalarla video çekmekte mümkündür bir çok model 30 fps ve 640 x 480 çözünürlükte video çekimi yaparlar.Bu pek tatmin edici bir çözünürlük değildir.Ama son senelerde çıkan çoğu modellerde 1280 x 720 çözünürlükte video çekme imkanı sunan modellerde çoğaldı.
2- Dijital SLR fotoğraf makineleri
( Digital Single Lens Reflex )
"Sayısal Tek Mercek Yansımalı" anlamına gelir.
Dslr makinalarda iki seçenek vardır manuel (el ile) ayarlama, yarı otomatik veya tam otomatik modlar bulunmaktadır. Bu makinaları genelde fotoğraf çekme tekniklerini bilen veya öğrenmek amacını taşıyan kullanıcıların alması daha mantıklıdır. Hem fiyat hemde taşıma açısından günlük kullanımda anlık pratik çekim için uygun bir seçim olmasada tabiî ki kullanıcının tercihine dayalıdır sonuçta bunlardada otomatik modlar var. Dslr makinalar bize farklı objektifleri kullanma imkanıda sunar.Bu sayede tekniklerini bilen kişi kompakt makinalara göre çok daha net ve güzel fotoğraflar çekebilir.
Fotoğraf makinasının temel mekanizmaları.
Objektif:
Objektif ışığı ilk alan ve ışığın toplandığı kısım olduğundan makinanın en önemli bölümüdür. İnsan gözünün bir nevi taklidi olup lens ile fotoğraf düzeyi arasındaki mesafenin değiştirilmesi ile işlemini gerçekleştirir.Bu yaptığı işin temel özeti sayılır.
Diyafram:
İnsan gözündeki gözbebeğiyle aynı işlevi yapar. Objektife düşen ışık miktarını ayarlar buda fotoğrafçılıktaki en önemli hususlardan biri olan alan derinliğini oluşturmanın en temel yöntemidir.
Obtüratör:
Göz kapağımızla aynı işi yapar.Işığın düşme süresini belirler böylece pozlama sürelerini kısa veya uzun enstanteneler yakalayabiliriz.
Işık algılayıcı:
Elektronik ortamda CCD ve CMOS türleridir.Analitik ortamlarda ise kimyasal filml türleridir.Işığın kayıt edildiği alandır.
CCD veya CMOS, elektronik film işlevi gören elektronik devreler olarak düşünülebilir. Bu cihazların üzerinde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör /devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar.
Örnek 5MP bir dijital fotoğraf makinesi üzerinde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur.
Digital Fotoğraf Makinası Terimleri;
Piksel: (MP)
Fotoğrafımızdaki her rengi oluşturan en küçük parçadır.Bu parçaların adetleri digital ortamda makinanın kaç piksel çekebildiğinin ifadesidir.
Bu mega piksel denilen olay üretici firmalar tarafından biraz abartılarak şişirme ve gerçek olmayan değerleri digital ortamlarda oluşturup tüketicinin aklını karıştırmaya yarar. Esasen daha düşük mp lere sahip ürünler interpolasyon denilen teknikle sanki daha yüksek bir mpe sahipmiş gibi şişiriliyor.(Bilgisayarda resmi büyütmek gibi)
Eğer çok büyük ebatlarda çıktı alınmayacaksa bu pikselin 10-12-14 mp olmasının bir kıymeti yoktur. Fotoğrafın net olması çözünürlüğün yüksek olmasıyla ilgili değildir.
Önemli olan piksel yoğunluğu denilen ve çoğu firmanın açıklamaktan ve varlığından bahsetmek istemediği bir olaydırki piksel işinin özü odur aslında.Şişirme mplerin sorunuda bu zaten.
Kaliteli ve net bir fotoğraf çekebilmek için en önemli husus piksel yoğunluğudur yoğunluk arttıkça sensör fotodiodları o küçülür. Küçülen bu fotodiodlarıda daha az ışık bilgisi içerir.Yüksek isolu çekimlerde daha hassas olur ve siyah kalitesinin düşmesi renk bozulması köşe kararması keskinliğin bozulması gibi şeylere neden olur aynı teknolojiyle üretlilen daha düşük mp e sahip olan makine çok daha kaliteli ışık yakalar.Bu nedenle piksel yoğunluğu önemlidir.
Örnek olarak verecek olursak bendeki canon s3 6mp olmasına rağmen bugünlerde kompakt makinalardaki 14 mp makinadan çok daha net canlı kaliteli fotoğraflar çekiyor.Her ikiside otomatik ayarlarla aynı ortamlarda çekilse dahi.Tabiki burada kullanılan lensinde etkisi varsada piksel yoğunluğunun önemi büyük.
Bu nedenle baştada dediğimiz gibi yüksek mp meselesine aldanmamak lazım.
ISO:
Işık algılayıcı ışığa ne kadar duyarlıdır ne kadar değildir bunu ölçen birim isodur.Mantık olarak ortam ışığı az oldukça isonun yüksek olması makbuldür fakat bu ışık algılayıcının kalitesine göre iso yükseldikçe fotoğrafta kumlanma olabilir.İso oranını otomatik olabildiği kadar el ilede ayarlamak mümkündür.
AF ve AE
Otomatik focus ve otomatik pozlama odaklanmayla ilgili bir durum bu makinanın kadrajdaki bir yada birkaç bölgeye otomatik olarak odaklanmasını sağlıyor bunu yapabilmesi ise ortamdaki zıt nesnelere yönelmesiyle mümkün kadraj taranır renk değerleri tespit edilir ama tabi merkeze daha çok odaklanır.Yeşiller içinde otlayan bir inek yada mavi gökyüzündeki bir kuş ortama göre zıt olduğundan odaklanacak nesne olarak algılanacaktır.Odaklanma çoğu makinada el ilede yapılabilme imkanı sağlanmakta hatta bunu kullanarak çok ilginç fotoğraflar çekmekte mümkün.
Dar/Geniş açı:
Genelde kompakt olan cihazlarda geniş açı olmasını tercih etmemiz gerektiğini belirttik nedenini ve ne olduğunuda anlatalım.
Gözümüzün odak uzaklığı 50mm dir.Bu değerin altındaki odak noktalarına geniş açı üzerinde olan değerlere ise dar açı (tele) diyoruz.Açının geniş olması demek aynı noktadan baktığımızda kadraja daha çok cismin sığdırılması manasına geliyor.Dar açı olduğu zamanda aynı noktadan baktığımızda kadrajda daha az cisim vardır.
Geniş açının avantajı diyaframdan daha çok ışık girmesi manasına geliyorki buda daha net ve daha aydınlık kareler çekebilmemizi sağlar.
Zoom:
Objektifin odak mesafesini ayarlamamızı sağlar.Bu digital olarak veya optik (mekanik) olarak mümkündür.Digital zoom tamamen yazılımla yapıldığından resim kalitesini bozmaktadır.Optik zoom ise mekanik olarak objektifi hareket ettirdiğinden resim kalitesinde bozulma olmaz.Zoom bir nevi geniş açı veya dar açı objektif ayarı yapmak içinde kullanılabilir.Temel özelliği uzaktaki cisimleri yakınlaştırmak manasında olsada zaman zaman kadraja istediğimiz nesneleri alıp istemediğimizi bırakmak içinde kullanılır.
Beyaz Dengesi:
Digital fotoğraf makinaları renklerde bir standart oluştururlar. Kadrajdaki renk ve ışık değerleri ölçülür var olan ışığın renk ısısını hesaplar. Birçok makine bunu el ile yapmaya izin verir.Hesaplanan renk ısısını zaten standardında olan örnek gün ışığı beyazına indirgenebilir veya istenilen dengeye gelmesi sağlanabilir bunlar mevcut standartlara göre yapılır.Bu sayede farklı ışık kaynakları altında yapılan çekimlerde farklı ortamda çekilmiş hissi verebilmesini sağlar.
Tabiî ki bu durumda digital makinanın beyaz dengesi ayarları ve standartlarının kalitesiyle alakalı bir durumdur.Kompakt makinalarda pek tatmin edici sonuçlar alınamayabilir.
Macro:
Macro çok yakın nesneleri resmetmek manasına geliyor ilk olarak. Makinanın macro odak mesafesi burada önem taşıyor.Mesafe küçüldükçe yakındaki nesneleri çekebilmeniz daha kolay olacaktır.Macro çekimlerde makinanın sabit olması çok önem taşır.Tripod vb sabitleyiciler çok işe yarayacaktır.
Flash:
Çekim esnasında bize makinanın sunduğu harici ışık kaynağıdır.Genelde makinalar flashı açıp kapamaya izin verirler ortam ışığının yetersiz olduğu durumlarda flash gereklidir.
Karanlık ortamlarda çok daha fazla fotoğraf çekeceksek kompakt makinalarda harici flash takılabilen modelleri seçmek daha avantaj sağlayacaktır.
Sonuç:
Sonuç olarak makinalar insan gözünü taklit etmeye çalışılmıştır.
Hangisi iyi hangisi kötü gibi kavramların yanı sıra kullanıcı ne amaçla kullanacağınıda bilerek satın almaya yönelmelidir.
Fotoğraf çekmeyi öğrenmek veya fotoğraf çekimde uzman kişilerin dslr makinalara yönelmesi mantıklıyken. Tecrübesiz bir kullanıcının günlük olayları pratik bir biçimde resmetmeyi planlaması durumundaysa kompakt makinalara yönelmek daha akıl karıdır.
Unutulmaması gereken şudurki fotoğrafı çeken insandır ve kaliteli net fotoğraf çekmek için çoğu zaman çok üstün bir makinaya ihtiyaç duyulmaz. Kadraja hangi ışıkta hangi açıda hangi pozisyonda ne çekileceğinin hayalde canlandırılıp fotoğrafı çekmek kullanıcının işidir. Makine söyleneni yapmakla mükelleftir.Tabiki herkes uygun fiyatta en iyi marka ve modeli almak ister.
Tavsiyem önce kendi ihtiyaçlarını belirleyip o yönde bir makine alma arayışına gitmek en doğrusudur.Ben bu işi hobi olarak yapacağım ve fotoğraf uzmanı olacağım diyen kişinin giriş seviyeside olsa dslr makinayla başlaması hem öğrenim kolaylığı hemde iki kere masraf etmemesi açısından çok daha sağlıklı bir karardır.Ayrıca bir lcd tvde çekilen videolar izlenmek isteniyorsa 1280 x 720 ve üzeri çözünürlükte video çekebilen makinalara yönelmekte fayda var.
Digital Fotoğraf Makinaları Yapıları İtibarıyla İkiye Ayrılır.
1- Dijital Kompakt fotoğraf makineleri
2- Dijital SLR fotoğraf makineleri
1- Dijital Kompakt fotoğraf makineleri.
Ayarları üzerinde gelen bir kısmı yarı manuel olsada genelde elle ayar yapılmasına izin vermeyen çekimleri daha çok otomatik ayarlarla yapabilen makinalardır.Bunların kendi içlerinde bir çok modları var.Aslında manuel olarak yapılan ayarların temel anlamda birkaç modla bütünleştirilmiş denebilir.Tabi bunlar kullanılan algılayıcılar, lens ve işi yapan motorla(işlemci) alakalıdır.Bu tip makinalarda genelde kullanıcı pratik ve uzmanlık gerektirmeyen günlük hayatta pratik ve taşıması kolay olacak biçimde kullanım amacı içindir.
Bu otomatik modlardan bir kaçı; Makro, Spor, Portre, Gece modu, Doğa, Güneş, Panaroma, Flashı açma kapama gibi belli başlı modlardır.Beyaz dengesi manuel ayarlanabilir.
Bu tip makinalarda objektif değişmez.Durum böyle olunca kullanılan lens kalitesi ve objektif açısının geniş olması büyük önem taşır.Objektif açısı taşıdığı değerlerle ters ilişkilidir.Örnek 2,8 lik bir açı 3,5 lik bir açıya göre daha geniş sayılır.Tabiki bu açının artısı şu; ne kadar büyük açı diyaframa o kadar ışık demek buda karanlık çekimlerde biraz daha ışık anlamına geliyor. Geniş açı odaklanan nesnenin net olması ve arka planın biraz buğulu olması manasınada gelmekte. Daha çok ışık ise makinanın odaklanma süresini uzatacağından hızlı çekim süreleri pek sunmaz 2.8 açı ideal bir açıdır.
Bu makinalarla video çekmekte mümkündür bir çok model 30 fps ve 640 x 480 çözünürlükte video çekimi yaparlar.Bu pek tatmin edici bir çözünürlük değildir.Ama son senelerde çıkan çoğu modellerde 1280 x 720 çözünürlükte video çekme imkanı sunan modellerde çoğaldı.
2- Dijital SLR fotoğraf makineleri
( Digital Single Lens Reflex )
"Sayısal Tek Mercek Yansımalı" anlamına gelir.
Dslr makinalarda iki seçenek vardır manuel (el ile) ayarlama, yarı otomatik veya tam otomatik modlar bulunmaktadır. Bu makinaları genelde fotoğraf çekme tekniklerini bilen veya öğrenmek amacını taşıyan kullanıcıların alması daha mantıklıdır. Hem fiyat hemde taşıma açısından günlük kullanımda anlık pratik çekim için uygun bir seçim olmasada tabiî ki kullanıcının tercihine dayalıdır sonuçta bunlardada otomatik modlar var. Dslr makinalar bize farklı objektifleri kullanma imkanıda sunar.Bu sayede tekniklerini bilen kişi kompakt makinalara göre çok daha net ve güzel fotoğraflar çekebilir.
Fotoğraf makinasının temel mekanizmaları.
Objektif:
Objektif ışığı ilk alan ve ışığın toplandığı kısım olduğundan makinanın en önemli bölümüdür. İnsan gözünün bir nevi taklidi olup lens ile fotoğraf düzeyi arasındaki mesafenin değiştirilmesi ile işlemini gerçekleştirir.Bu yaptığı işin temel özeti sayılır.
Diyafram:
İnsan gözündeki gözbebeğiyle aynı işlevi yapar. Objektife düşen ışık miktarını ayarlar buda fotoğrafçılıktaki en önemli hususlardan biri olan alan derinliğini oluşturmanın en temel yöntemidir.
Obtüratör:
Göz kapağımızla aynı işi yapar.Işığın düşme süresini belirler böylece pozlama sürelerini kısa veya uzun enstanteneler yakalayabiliriz.
Işık algılayıcı:
Elektronik ortamda CCD ve CMOS türleridir.Analitik ortamlarda ise kimyasal filml türleridir.Işığın kayıt edildiği alandır.
CCD veya CMOS, elektronik film işlevi gören elektronik devreler olarak düşünülebilir. Bu cihazların üzerinde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör /devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar.
Örnek 5MP bir dijital fotoğraf makinesi üzerinde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur.
Digital Fotoğraf Makinası Terimleri;
Piksel: (MP)
Fotoğrafımızdaki her rengi oluşturan en küçük parçadır.Bu parçaların adetleri digital ortamda makinanın kaç piksel çekebildiğinin ifadesidir.
Bu mega piksel denilen olay üretici firmalar tarafından biraz abartılarak şişirme ve gerçek olmayan değerleri digital ortamlarda oluşturup tüketicinin aklını karıştırmaya yarar. Esasen daha düşük mp lere sahip ürünler interpolasyon denilen teknikle sanki daha yüksek bir mpe sahipmiş gibi şişiriliyor.(Bilgisayarda resmi büyütmek gibi)
Eğer çok büyük ebatlarda çıktı alınmayacaksa bu pikselin 10-12-14 mp olmasının bir kıymeti yoktur. Fotoğrafın net olması çözünürlüğün yüksek olmasıyla ilgili değildir.
Önemli olan piksel yoğunluğu denilen ve çoğu firmanın açıklamaktan ve varlığından bahsetmek istemediği bir olaydırki piksel işinin özü odur aslında.Şişirme mplerin sorunuda bu zaten.
Kaliteli ve net bir fotoğraf çekebilmek için en önemli husus piksel yoğunluğudur yoğunluk arttıkça sensör fotodiodları o küçülür. Küçülen bu fotodiodlarıda daha az ışık bilgisi içerir.Yüksek isolu çekimlerde daha hassas olur ve siyah kalitesinin düşmesi renk bozulması köşe kararması keskinliğin bozulması gibi şeylere neden olur aynı teknolojiyle üretlilen daha düşük mp e sahip olan makine çok daha kaliteli ışık yakalar.Bu nedenle piksel yoğunluğu önemlidir.
Örnek olarak verecek olursak bendeki canon s3 6mp olmasına rağmen bugünlerde kompakt makinalardaki 14 mp makinadan çok daha net canlı kaliteli fotoğraflar çekiyor.Her ikiside otomatik ayarlarla aynı ortamlarda çekilse dahi.Tabiki burada kullanılan lensinde etkisi varsada piksel yoğunluğunun önemi büyük.
Bu nedenle baştada dediğimiz gibi yüksek mp meselesine aldanmamak lazım.
ISO:
Işık algılayıcı ışığa ne kadar duyarlıdır ne kadar değildir bunu ölçen birim isodur.Mantık olarak ortam ışığı az oldukça isonun yüksek olması makbuldür fakat bu ışık algılayıcının kalitesine göre iso yükseldikçe fotoğrafta kumlanma olabilir.İso oranını otomatik olabildiği kadar el ilede ayarlamak mümkündür.
AF ve AE
Otomatik focus ve otomatik pozlama odaklanmayla ilgili bir durum bu makinanın kadrajdaki bir yada birkaç bölgeye otomatik olarak odaklanmasını sağlıyor bunu yapabilmesi ise ortamdaki zıt nesnelere yönelmesiyle mümkün kadraj taranır renk değerleri tespit edilir ama tabi merkeze daha çok odaklanır.Yeşiller içinde otlayan bir inek yada mavi gökyüzündeki bir kuş ortama göre zıt olduğundan odaklanacak nesne olarak algılanacaktır.Odaklanma çoğu makinada el ilede yapılabilme imkanı sağlanmakta hatta bunu kullanarak çok ilginç fotoğraflar çekmekte mümkün.
Dar/Geniş açı:
Genelde kompakt olan cihazlarda geniş açı olmasını tercih etmemiz gerektiğini belirttik nedenini ve ne olduğunuda anlatalım.
Gözümüzün odak uzaklığı 50mm dir.Bu değerin altındaki odak noktalarına geniş açı üzerinde olan değerlere ise dar açı (tele) diyoruz.Açının geniş olması demek aynı noktadan baktığımızda kadraja daha çok cismin sığdırılması manasına geliyor.Dar açı olduğu zamanda aynı noktadan baktığımızda kadrajda daha az cisim vardır.
Geniş açının avantajı diyaframdan daha çok ışık girmesi manasına geliyorki buda daha net ve daha aydınlık kareler çekebilmemizi sağlar.
Zoom:
Objektifin odak mesafesini ayarlamamızı sağlar.Bu digital olarak veya optik (mekanik) olarak mümkündür.Digital zoom tamamen yazılımla yapıldığından resim kalitesini bozmaktadır.Optik zoom ise mekanik olarak objektifi hareket ettirdiğinden resim kalitesinde bozulma olmaz.Zoom bir nevi geniş açı veya dar açı objektif ayarı yapmak içinde kullanılabilir.Temel özelliği uzaktaki cisimleri yakınlaştırmak manasında olsada zaman zaman kadraja istediğimiz nesneleri alıp istemediğimizi bırakmak içinde kullanılır.
Beyaz Dengesi:
Digital fotoğraf makinaları renklerde bir standart oluştururlar. Kadrajdaki renk ve ışık değerleri ölçülür var olan ışığın renk ısısını hesaplar. Birçok makine bunu el ile yapmaya izin verir.Hesaplanan renk ısısını zaten standardında olan örnek gün ışığı beyazına indirgenebilir veya istenilen dengeye gelmesi sağlanabilir bunlar mevcut standartlara göre yapılır.Bu sayede farklı ışık kaynakları altında yapılan çekimlerde farklı ortamda çekilmiş hissi verebilmesini sağlar.
Tabiî ki bu durumda digital makinanın beyaz dengesi ayarları ve standartlarının kalitesiyle alakalı bir durumdur.Kompakt makinalarda pek tatmin edici sonuçlar alınamayabilir.
Macro:
Macro çok yakın nesneleri resmetmek manasına geliyor ilk olarak. Makinanın macro odak mesafesi burada önem taşıyor.Mesafe küçüldükçe yakındaki nesneleri çekebilmeniz daha kolay olacaktır.Macro çekimlerde makinanın sabit olması çok önem taşır.Tripod vb sabitleyiciler çok işe yarayacaktır.
Flash:
Çekim esnasında bize makinanın sunduğu harici ışık kaynağıdır.Genelde makinalar flashı açıp kapamaya izin verirler ortam ışığının yetersiz olduğu durumlarda flash gereklidir.
Karanlık ortamlarda çok daha fazla fotoğraf çekeceksek kompakt makinalarda harici flash takılabilen modelleri seçmek daha avantaj sağlayacaktır.
Sonuç:
Sonuç olarak makinalar insan gözünü taklit etmeye çalışılmıştır.
Hangisi iyi hangisi kötü gibi kavramların yanı sıra kullanıcı ne amaçla kullanacağınıda bilerek satın almaya yönelmelidir.
Fotoğraf çekmeyi öğrenmek veya fotoğraf çekimde uzman kişilerin dslr makinalara yönelmesi mantıklıyken. Tecrübesiz bir kullanıcının günlük olayları pratik bir biçimde resmetmeyi planlaması durumundaysa kompakt makinalara yönelmek daha akıl karıdır.
Unutulmaması gereken şudurki fotoğrafı çeken insandır ve kaliteli net fotoğraf çekmek için çoğu zaman çok üstün bir makinaya ihtiyaç duyulmaz. Kadraja hangi ışıkta hangi açıda hangi pozisyonda ne çekileceğinin hayalde canlandırılıp fotoğrafı çekmek kullanıcının işidir. Makine söyleneni yapmakla mükelleftir.Tabiki herkes uygun fiyatta en iyi marka ve modeli almak ister.
Tavsiyem önce kendi ihtiyaçlarını belirleyip o yönde bir makine alma arayışına gitmek en doğrusudur.Ben bu işi hobi olarak yapacağım ve fotoğraf uzmanı olacağım diyen kişinin giriş seviyeside olsa dslr makinayla başlaması hem öğrenim kolaylığı hemde iki kere masraf etmemesi açısından çok daha sağlıklı bir karardır.Ayrıca bir lcd tvde çekilen videolar izlenmek isteniyorsa 1280 x 720 ve üzeri çözünürlükte video çekebilen makinalara yönelmekte fayda var.
24 Aralık 2010 Cuma
3D film, 3d tv, 3d pc, Teknik Bilgiler ve 3d Film Yapımı
3D konusuna bir açıklık getirmekte fayda görüyorum başka bir konuda 3d lcdler ve 3d filmler hakkında kısaca bilgi vermiştim.
Fakat biraz daha işin teknik detay ve 3d çeşitlerinin neler olduğunu ve birbirleriyle karıştırılmaması için yeni bir konu hazırladım.
3D film hazırlamanın ve izlemenin birkaç tekniği var bunlar artık standartlaşmış ve her biri ayrı teknikle olduğundan bir birini tutmuyor hepsinin adıda 3d olunca tabi vatandaşım haklı olarak karıştırıyor birbirine.
Öncelikle bilinmesi gereken 3d gözlük olmadan şu an evlerimizdeki sistemlerle film izlemek mümkün değil.
3d lcd teknolojisi 3d olayı Yan yana görüntü (side by side), aşağı yukarı yukarı görüntü (abowe below) teknikleri
normalde iki göz için ayrı hazırlanmış kareler yan yana gösterilirken 3d moduna geçip gözlük tv ile temasa geçtiğinde bu görüntüler üst üste bindiriliyor ve göze gelen sinyallerle gözlerin sırayla açılıp kapanması sağlanıyor beyin bunu tek görüntü sanıp öyle kabul ediyor.
Bunların görüntü kalitesi ise Tvnin HZ gücü ve kalitesiyle tepkime süresi birde izlenen medianın bitrate oranlarıyla alakalıdır.
TV iki ayrı görüntünün aralarındaki tepkime hızını ne kadar düşürebilirse göz o kadar gerçekçi algılıyor.
3d film indirecek olan arkadaşların kesinlikle orjinale en yakın bitrate değerlerde bulup indirip izlemeleri çok faydalı olacaktır.
Bunun haricinde kalan türdeki 3d örnek hani bu çoğumuzun bildiği Anaglyph denilen kartondan kırmızı mavi renkli gözlüklerle izlediğimiz filmlerle bu filmler aynı değil.Aynı mantık olmayıncada 3d film indirdim izleyemedim vs diye merak edenler soru soranlar için yeterince aydınlatıcı olmuştur
sanırım. Olmadımı o zaman diğer teknikleride inceleyelim.
Karton gözlük dediğimiz türdeki filmlerde film normalde gölgeli iki renk gibi görülür bunlara pasif kırmızı mavi veya birkaç başka renkte gözlükleri taktığımızda görüntü düzelir işte bir filmi indirdik buda ne kırmızımsı mavimsi sarımsı gölgeler var bunun için pasif renk kodlu gözlükler gerekmekte kalite nasıldır dersek berbattır ama Tv yada monitörümüzün herhangi bir 3d desteklemesi şartı yoktur.
Sinemada izlediğimiz 3d filmler var birde onlarda ayrı bir sistemdir.Fakat bildiğimiz sinema perdesi üzerine değil özel yapım kaplamalı ekranlara yansıyor.
Bunlarda kendi içlerinde birkaç tekniğe birkaç standarda bağlanmış durumda.
Bunların neler olduğunu merak eden googleden biraz araştırma yapabilir XpanD, RealD 3D, IMAX 3D.
Bilgisayar ekranında 3d film izleyebilirmiyim ? Evet pasif dediğimiz gözlük tipine uygun filmler izlenebilir.
Aktif side by side tarzı filmleri izleyemezsiniz 3d monitör uyumlu gözlüğü ve 3d ekran kartı lazım
ha bilgisayarınızda hızlı olmalı hdd işlemci ram vs.Normal monitör hızları 60 hz dir ve 60 hzde beyni aldatamazsınız daha hızlı hz (ekran yenileme hızı) olmalı 120 hz misal bu nedenle 3d destekli deniyor.
3d film indirdim 3d tvde var 3d bluray okuyucum yok ne yapmam lazım.
normalde 3d ekran kartınız varsa neden olmasın tv monitör görevi yapar ve filmi izlersiniz
Ama bu bir nevi kandırmaca 3d olacak nedenide basit çünkü 3d gözlük gelen sinyalleri kontrol ediyor ve herşey sinyalin kalitesiyle ilgili gelen yayın kaynağı pc olduğundan bluray okuyucunun veya ps3 okuyucusunun verdiği kaliteyi veremiyor dolayısıylada aldığınız görüntüde karton gözlük 3d tadından başka bir tat vermez.Kısaca ps3 veya 3d bluray player ile bu iş tadından yenmez.
Birde çakma 3d filmler var evinizde bunu denyebilirsiniz sakıncası yok.
Normal filmleri bir program (StereoMovie Maker) vasıtasıyla side by side olarak 3d yapabilirsiniz.3D Stereoscopic yöntemi.Ben yapmadım yapanların yalancısıyım.Zaten göz tembelliği var 3d nimetlerinden ben faydalanamıyorum .
Ekte nasıl yapıldığını anlatan bir dosya var.İsteyen deneyebilir.Ama orjinal bir 3d film kalitesiyle asla yarışamayacağını bilmekte fayda var.
Zaten uğraşmayada pek gerek yok bazı 3d tvler 2d görüntüyü 3d dönüştürüp gösteriyor.
Ek Dosya
http://www.fileserve.com/file/wC2KTCH
Fakat biraz daha işin teknik detay ve 3d çeşitlerinin neler olduğunu ve birbirleriyle karıştırılmaması için yeni bir konu hazırladım.
3D film hazırlamanın ve izlemenin birkaç tekniği var bunlar artık standartlaşmış ve her biri ayrı teknikle olduğundan bir birini tutmuyor hepsinin adıda 3d olunca tabi vatandaşım haklı olarak karıştırıyor birbirine.
Öncelikle bilinmesi gereken 3d gözlük olmadan şu an evlerimizdeki sistemlerle film izlemek mümkün değil.
3d lcd teknolojisi 3d olayı Yan yana görüntü (side by side), aşağı yukarı yukarı görüntü (abowe below) teknikleri
normalde iki göz için ayrı hazırlanmış kareler yan yana gösterilirken 3d moduna geçip gözlük tv ile temasa geçtiğinde bu görüntüler üst üste bindiriliyor ve göze gelen sinyallerle gözlerin sırayla açılıp kapanması sağlanıyor beyin bunu tek görüntü sanıp öyle kabul ediyor.
Bunların görüntü kalitesi ise Tvnin HZ gücü ve kalitesiyle tepkime süresi birde izlenen medianın bitrate oranlarıyla alakalıdır.
TV iki ayrı görüntünün aralarındaki tepkime hızını ne kadar düşürebilirse göz o kadar gerçekçi algılıyor.
3d film indirecek olan arkadaşların kesinlikle orjinale en yakın bitrate değerlerde bulup indirip izlemeleri çok faydalı olacaktır.
Bunun haricinde kalan türdeki 3d örnek hani bu çoğumuzun bildiği Anaglyph denilen kartondan kırmızı mavi renkli gözlüklerle izlediğimiz filmlerle bu filmler aynı değil.Aynı mantık olmayıncada 3d film indirdim izleyemedim vs diye merak edenler soru soranlar için yeterince aydınlatıcı olmuştur
sanırım. Olmadımı o zaman diğer teknikleride inceleyelim.
Karton gözlük dediğimiz türdeki filmlerde film normalde gölgeli iki renk gibi görülür bunlara pasif kırmızı mavi veya birkaç başka renkte gözlükleri taktığımızda görüntü düzelir işte bir filmi indirdik buda ne kırmızımsı mavimsi sarımsı gölgeler var bunun için pasif renk kodlu gözlükler gerekmekte kalite nasıldır dersek berbattır ama Tv yada monitörümüzün herhangi bir 3d desteklemesi şartı yoktur.
Sinemada izlediğimiz 3d filmler var birde onlarda ayrı bir sistemdir.Fakat bildiğimiz sinema perdesi üzerine değil özel yapım kaplamalı ekranlara yansıyor.
Bunlarda kendi içlerinde birkaç tekniğe birkaç standarda bağlanmış durumda.
Bunların neler olduğunu merak eden googleden biraz araştırma yapabilir XpanD, RealD 3D, IMAX 3D.
Bilgisayar ekranında 3d film izleyebilirmiyim ? Evet pasif dediğimiz gözlük tipine uygun filmler izlenebilir.
Aktif side by side tarzı filmleri izleyemezsiniz 3d monitör uyumlu gözlüğü ve 3d ekran kartı lazım
ha bilgisayarınızda hızlı olmalı hdd işlemci ram vs.Normal monitör hızları 60 hz dir ve 60 hzde beyni aldatamazsınız daha hızlı hz (ekran yenileme hızı) olmalı 120 hz misal bu nedenle 3d destekli deniyor.
3d film indirdim 3d tvde var 3d bluray okuyucum yok ne yapmam lazım.
normalde 3d ekran kartınız varsa neden olmasın tv monitör görevi yapar ve filmi izlersiniz
Ama bu bir nevi kandırmaca 3d olacak nedenide basit çünkü 3d gözlük gelen sinyalleri kontrol ediyor ve herşey sinyalin kalitesiyle ilgili gelen yayın kaynağı pc olduğundan bluray okuyucunun veya ps3 okuyucusunun verdiği kaliteyi veremiyor dolayısıylada aldığınız görüntüde karton gözlük 3d tadından başka bir tat vermez.Kısaca ps3 veya 3d bluray player ile bu iş tadından yenmez.
Birde çakma 3d filmler var evinizde bunu denyebilirsiniz sakıncası yok.
Normal filmleri bir program (StereoMovie Maker) vasıtasıyla side by side olarak 3d yapabilirsiniz.3D Stereoscopic yöntemi.Ben yapmadım yapanların yalancısıyım.Zaten göz tembelliği var 3d nimetlerinden ben faydalanamıyorum .
Ekte nasıl yapıldığını anlatan bir dosya var.İsteyen deneyebilir.Ama orjinal bir 3d film kalitesiyle asla yarışamayacağını bilmekte fayda var.
Zaten uğraşmayada pek gerek yok bazı 3d tvler 2d görüntüyü 3d dönüştürüp gösteriyor.
Ek Dosya
http://www.fileserve.com/file/wC2KTCH
23 Aralık 2010 Perşembe
Sharp Blu Ray Kaydedicili Sabit Diskli Led TV
Sharp bilindiği üzere japon menşei ve lcd led teknolojilerinde ilkleri gerçekleştiren bir firma.Lcd ile ilgili ciddi bir çok lisans onun elinde ve ondan kiralanmakta hala.Şimdi yine yeni bir buluşla karşımızda.Quattron teknolojisi denilen buluş bize 4 renk sunuyor R(red), G(green), B(Blue) RGB ye şimdide Y(yellow) (RGBY) ekledi.Bu ne demek şu demek panelde bir renk cümbüşü olacak demek zaten bilmem kaç milyar olan renk çeşidi dahada artacak daha kaliteli canlı gerçekçi renk sunacak demek alanlara hayırlı olsun.
Bununla bitmiyormuş meğerse olay sharp bu panellerini 3d tv olarak kullanıldı ilk olarak şimdide blu ray kaydedebilme özelliğine sahip yeni bir model çıkarmış efendim 500gb sabit diski var usb bağlantısı var aynı zamanda kablosuz ağa bağlanma özelliği var bir çok multimedia araçlara bağlanmak için bağlantı seçenekleride bolca.Fiyatlar 3000 dolar civarında seyredecekmiş ne ala para.
Bu Tv Ülkemizde yok henüz zaten sharp bizim memleketede pek uğramıyor High end panellerinide pek bize getirmiyor neden acaba ilginç demekki kendi üretimi kendi pazarında eritiyor üretim kapasitesinide zorlamak istemiyor gibi görünüyor.Ayrıcada koreli abilerimiz gibi süslü püslü kasalarda üretmiyorlar demekki japonun zevki böyleymiş diyip geçiyoruz.
Tabi bunda ucuz panellerinde etkileri var bana kalırsa samsung ve lg artık pazarda söz sahibi ve fiyatları belirleyen iki unsur halini aldı.Şişirme değerlerle göklere çıkardıkları kırık dökük panelleriyle piyasayı alt üst ettiler.Sony ve Philips zaten bunlardan f/p paneller alarak mecburen piyasada bulunmak varolmak adına fiyat rekabeti yapabilmek için kaliteden ödün veriyorlar tabi onlarında High end panelleri yine sharptan aldığını biliyoruz.Yine biliyoruzki bunların en iyi dedikleride çindeki fabrikalarda üretiliyor.Ne kadar para o kadar köfte.
Birde işin içinde Panasonic var panasonic plazma ile yoluna devam etmekten vazgeçmiyor iyide yapıyor oda japon firması ve 3d özellikli çıkardığı high end plazmaları kesinlikle piyasadaki en iyi paneller olarak adlandırıyor ve yazımızı bitiriyoruz.
Bununla bitmiyormuş meğerse olay sharp bu panellerini 3d tv olarak kullanıldı ilk olarak şimdide blu ray kaydedebilme özelliğine sahip yeni bir model çıkarmış efendim 500gb sabit diski var usb bağlantısı var aynı zamanda kablosuz ağa bağlanma özelliği var bir çok multimedia araçlara bağlanmak için bağlantı seçenekleride bolca.Fiyatlar 3000 dolar civarında seyredecekmiş ne ala para.
Bu Tv Ülkemizde yok henüz zaten sharp bizim memleketede pek uğramıyor High end panellerinide pek bize getirmiyor neden acaba ilginç demekki kendi üretimi kendi pazarında eritiyor üretim kapasitesinide zorlamak istemiyor gibi görünüyor.Ayrıcada koreli abilerimiz gibi süslü püslü kasalarda üretmiyorlar demekki japonun zevki böyleymiş diyip geçiyoruz.
Tabi bunda ucuz panellerinde etkileri var bana kalırsa samsung ve lg artık pazarda söz sahibi ve fiyatları belirleyen iki unsur halini aldı.Şişirme değerlerle göklere çıkardıkları kırık dökük panelleriyle piyasayı alt üst ettiler.Sony ve Philips zaten bunlardan f/p paneller alarak mecburen piyasada bulunmak varolmak adına fiyat rekabeti yapabilmek için kaliteden ödün veriyorlar tabi onlarında High end panelleri yine sharptan aldığını biliyoruz.Yine biliyoruzki bunların en iyi dedikleride çindeki fabrikalarda üretiliyor.Ne kadar para o kadar köfte.
Birde işin içinde Panasonic var panasonic plazma ile yoluna devam etmekten vazgeçmiyor iyide yapıyor oda japon firması ve 3d özellikli çıkardığı high end plazmaları kesinlikle piyasadaki en iyi paneller olarak adlandırıyor ve yazımızı bitiriyoruz.
22 Aralık 2010 Çarşamba
Dx11 ile yeniden gelen teknoloji çılgınlığı üzerine bir yazı
Bu yazıyı hazırlamamdaki asıl neden teknolojideki yeniliklere karşı nasıl bir tutum sergilemeliyiz önceliğim bu.Bu nedenle bazı teknik terimleri fazla açmadan geçeceğim bazı şeyleride anlatmayıp fazla detaya inmeden geçeceğim.Teknik konuda sorular olursa cevaplamaya çalışırım.
DirectX
Microsoft windows altında oyunlar gibi görsellik ağırlıklı yazılımların çalışabilmesi için hazırladığı bir programlama arayüzüdür.
Birde OpenGL var o ne işe yarar derseniz dx deki direct3d gibi grafikleri üç boyut veya iki boyut olarak ekranda görmemizi sağlayan yapıdır
Dolayısıyla ekran kartları hem dx hemde opengl yazılımlarını destekler şekilde üretilirler...
Efendim gelelim dx9, dx10, dx11 gibi değişik ifadeler var
Bunlar haliyle versiyon farklarıdır vede yazılımsal olarak gelişme sürecini ifade eder.Donanımsal gelişmelerede
entegre olur.
Dx10 vista işletim sistemiyle çıktı ortaya ve meraklı oyuncular anlayıp dinlemeden iştahla saldırdılar.Tabi dx10 ile beraber anakart üzerindeki slotlarda değişip pci express denen daha hızlı veriyollarına sahip bir teknoloji gelişti haliyle anakartta değişti eşdeğer olarak işlemci teknolojiside değişti haliyle işlemcide değişti.
Kısa bir sürenin ardından 256 bit curcunası başladı herkes 256 bit ekran kartı sahibi olmaya heveslendi ve bu seferde kasaların psu ları yetersiz kaldı millet 100-300 dolarlara varan psu lar edindi.
150 dolar ve üzeri ekran kartlarına hücum edildi.
Bir crysis dx10 oldu olacaktı derken oldu çıktı arkasında microsoft intel ve nvidia vardı neden olmasın üçüde ürün üretip satıyor.
Zaten bu üçlü bu piyasanın kaymağını yiyor.Ati ve amd ninde aşağı kalır yanı yok
Sonra gelsin paralar.
dx10 geçiş dönemlerinde fiyatları ortalama ama performansı sıfır ekran kartları peynir ekmek misali satılmaya başlandı.
Ama bir süre sonra görüldüki bu kartlar yetersizmiş ellerde daha iyisi var veya bu kart bu oyunu oynatmıyor gibi bir dalga daha yayıldı...
Derken zaman içinde kartlar son hallerini aldı kendini ispatladı fiyatlar mantıklı ve makul olmaya başladı ama oyuncumuz bu arada birkaç ekran kartı ve anakart vede psu değiştirdi hatta ramler ve işlemciler yetersiz kaldı çıkan oyunların sistem gereksinimleri için onlarda yenilendi.
O tarihlerde çevremdeki arkadaşlara anlattım durumu şimdide yine anlatıyorum bir dx11 çılgınlığı başladı herkes soruyor
nasıl ? alalımmı ? nedir ? hangi ekran kartı iyi ? şöylemi böylemi ?
Değiştirmişken işlemciyide bilmem kaç pentiummu yapsak veya anakart şunumu alsak vs vs bitmeyen bir hengame.
Yine tekrarlamakta fayda var dx11 imkanları daha çok ve 3 boyutu sunacağını iddia ediyor.
Tabi şimdi ekran kartı üreticileri başladılar üretmeye ve yine hevesli oyunculara pazar olsun diye hergün bir model çıkarıyorlar fiyatlarda az değil.
Şu an için bu ekran kartlarını almak gerekmez eğer ille yeni bir sistem kuracağım diyen varsa mümkünse beklemeli bekleyemiyorsada f/p bir ekran kartı almalıdır.
Şu an için hem fiyat olarak hemde performans olarak kendini ispatlamış ekran kartı yok.Zaten bu teknolojiyi hakkıyla kullanan oyunda yok.Oyun yoksa zaten kartın olmasının manası yok.
Zaten bu kartları alanlar yakın zaman içerisinde nedensiz bir biçimde işlemci değişimi ve ram takviyeleri gereksinimi duyacaklar
Bu nedenle dx11 sevdasından ne kadar kendimizi vazgeçirebilrisek o kadar iyi.
Yıllardır bu teknoloji kendini bize böyle pazarladı.Durum işlemcilerde farklımıydı hayır aynı mantık sanal çift çekirdek gerçek çift çekirdek yok efendim altı çekirdek sekiz çekirdek onyüzbin çekirdek
hepside illaki bir ihtiyaca cevaptır nihayetinde fakat ev kullanıcılarına bakıyorum bilmem kaçyüz çekirdekli ürünlere yönelmeye çalışılıyor.Yapacağı iş internete girmek bilgisayardan film izlemek birde oyun oynamak ihtiyaçlarını uygun fiyatlı ve performanslı ürünlerden yana kullanmak yerine kullanmayacağı GHzlere veya çekirdeklere para dökülüyor.
Zaten üreticilerin amacı satış yapmaktır bunun içinde hergün bişeyler çıkaracaktırki bol satış yapabilsin.
Durum tvlerde farklı değil düne kadar lcd furyası vardı ve son panele kadar eritiyorlar şimdi stoklar bitsin diye 3000 tlye sattıkları paneller bugün 1500tl leri buldu beklemesini bilen şimdi kendini ispatlamış panelleri uygun fiyata alabildi.
Diğer yandan ilk çıkınca hdready tvlere balıklama dalanlar şimdi napsakta fullhd bir tv alsak diye düşünür oldular aslında hdready tv uydu yayınları için full hd den daha ideal oda ayrı bir konu.
Led lcd tv çıktı 3d tv çıktı panel üreticileri daha gelişmiş paneller üretti daha kaliteli yüksek kontrastlı tvler ürettiler vede peynir ekmek gibi sattılar satıyorlarda oysaki Türkiyemizde hd yayın yapan bir kanal bile yokken oldu bu olanların hepsi.Lcdde vcd izleyen var hala.
Şimdide 3d tvler satılıyor alıcı buluyor 3d yayın varmı yok bir orginal bluray 50 tl ne zengin milletmişiz haberimiz yokmuş.
Neye ihtiyacı olduğunu bilmeden araştırmadan öğrenmeden her yeni çıkan teknolojiye balıklama dalıyoruz sonra daha iyisi çıkıyor elimizdekine kaka diyip üç paraya satıp yenisine yöneliyoruz.Oysaki elimizdekini alabilmek için gecenin üçünden beri teknoloji mağazasında kuyruk beklemiştik.Neyi satın aldığımızı bilmeden aldık birşeyler şimdi pişmanız.
Alışveriş çılgınlığı bu olsa gerek.
DirectX
Microsoft windows altında oyunlar gibi görsellik ağırlıklı yazılımların çalışabilmesi için hazırladığı bir programlama arayüzüdür.
Birde OpenGL var o ne işe yarar derseniz dx deki direct3d gibi grafikleri üç boyut veya iki boyut olarak ekranda görmemizi sağlayan yapıdır
Dolayısıyla ekran kartları hem dx hemde opengl yazılımlarını destekler şekilde üretilirler...
Efendim gelelim dx9, dx10, dx11 gibi değişik ifadeler var
Bunlar haliyle versiyon farklarıdır vede yazılımsal olarak gelişme sürecini ifade eder.Donanımsal gelişmelerede
entegre olur.
Dx10 vista işletim sistemiyle çıktı ortaya ve meraklı oyuncular anlayıp dinlemeden iştahla saldırdılar.Tabi dx10 ile beraber anakart üzerindeki slotlarda değişip pci express denen daha hızlı veriyollarına sahip bir teknoloji gelişti haliyle anakartta değişti eşdeğer olarak işlemci teknolojiside değişti haliyle işlemcide değişti.
Kısa bir sürenin ardından 256 bit curcunası başladı herkes 256 bit ekran kartı sahibi olmaya heveslendi ve bu seferde kasaların psu ları yetersiz kaldı millet 100-300 dolarlara varan psu lar edindi.
150 dolar ve üzeri ekran kartlarına hücum edildi.
Bir crysis dx10 oldu olacaktı derken oldu çıktı arkasında microsoft intel ve nvidia vardı neden olmasın üçüde ürün üretip satıyor.
Zaten bu üçlü bu piyasanın kaymağını yiyor.Ati ve amd ninde aşağı kalır yanı yok
Sonra gelsin paralar.
dx10 geçiş dönemlerinde fiyatları ortalama ama performansı sıfır ekran kartları peynir ekmek misali satılmaya başlandı.
Ama bir süre sonra görüldüki bu kartlar yetersizmiş ellerde daha iyisi var veya bu kart bu oyunu oynatmıyor gibi bir dalga daha yayıldı...
Derken zaman içinde kartlar son hallerini aldı kendini ispatladı fiyatlar mantıklı ve makul olmaya başladı ama oyuncumuz bu arada birkaç ekran kartı ve anakart vede psu değiştirdi hatta ramler ve işlemciler yetersiz kaldı çıkan oyunların sistem gereksinimleri için onlarda yenilendi.
O tarihlerde çevremdeki arkadaşlara anlattım durumu şimdide yine anlatıyorum bir dx11 çılgınlığı başladı herkes soruyor
nasıl ? alalımmı ? nedir ? hangi ekran kartı iyi ? şöylemi böylemi ?
Değiştirmişken işlemciyide bilmem kaç pentiummu yapsak veya anakart şunumu alsak vs vs bitmeyen bir hengame.
Yine tekrarlamakta fayda var dx11 imkanları daha çok ve 3 boyutu sunacağını iddia ediyor.
Tabi şimdi ekran kartı üreticileri başladılar üretmeye ve yine hevesli oyunculara pazar olsun diye hergün bir model çıkarıyorlar fiyatlarda az değil.
Şu an için bu ekran kartlarını almak gerekmez eğer ille yeni bir sistem kuracağım diyen varsa mümkünse beklemeli bekleyemiyorsada f/p bir ekran kartı almalıdır.
Şu an için hem fiyat olarak hemde performans olarak kendini ispatlamış ekran kartı yok.Zaten bu teknolojiyi hakkıyla kullanan oyunda yok.Oyun yoksa zaten kartın olmasının manası yok.
Zaten bu kartları alanlar yakın zaman içerisinde nedensiz bir biçimde işlemci değişimi ve ram takviyeleri gereksinimi duyacaklar
Bu nedenle dx11 sevdasından ne kadar kendimizi vazgeçirebilrisek o kadar iyi.
Yıllardır bu teknoloji kendini bize böyle pazarladı.Durum işlemcilerde farklımıydı hayır aynı mantık sanal çift çekirdek gerçek çift çekirdek yok efendim altı çekirdek sekiz çekirdek onyüzbin çekirdek
hepside illaki bir ihtiyaca cevaptır nihayetinde fakat ev kullanıcılarına bakıyorum bilmem kaçyüz çekirdekli ürünlere yönelmeye çalışılıyor.Yapacağı iş internete girmek bilgisayardan film izlemek birde oyun oynamak ihtiyaçlarını uygun fiyatlı ve performanslı ürünlerden yana kullanmak yerine kullanmayacağı GHzlere veya çekirdeklere para dökülüyor.
Zaten üreticilerin amacı satış yapmaktır bunun içinde hergün bişeyler çıkaracaktırki bol satış yapabilsin.
Durum tvlerde farklı değil düne kadar lcd furyası vardı ve son panele kadar eritiyorlar şimdi stoklar bitsin diye 3000 tlye sattıkları paneller bugün 1500tl leri buldu beklemesini bilen şimdi kendini ispatlamış panelleri uygun fiyata alabildi.
Diğer yandan ilk çıkınca hdready tvlere balıklama dalanlar şimdi napsakta fullhd bir tv alsak diye düşünür oldular aslında hdready tv uydu yayınları için full hd den daha ideal oda ayrı bir konu.
Led lcd tv çıktı 3d tv çıktı panel üreticileri daha gelişmiş paneller üretti daha kaliteli yüksek kontrastlı tvler ürettiler vede peynir ekmek gibi sattılar satıyorlarda oysaki Türkiyemizde hd yayın yapan bir kanal bile yokken oldu bu olanların hepsi.Lcdde vcd izleyen var hala.
Şimdide 3d tvler satılıyor alıcı buluyor 3d yayın varmı yok bir orginal bluray 50 tl ne zengin milletmişiz haberimiz yokmuş.
Neye ihtiyacı olduğunu bilmeden araştırmadan öğrenmeden her yeni çıkan teknolojiye balıklama dalıyoruz sonra daha iyisi çıkıyor elimizdekine kaka diyip üç paraya satıp yenisine yöneliyoruz.Oysaki elimizdekini alabilmek için gecenin üçünden beri teknoloji mağazasında kuyruk beklemiştik.Neyi satın aldığımızı bilmeden aldık birşeyler şimdi pişmanız.
Alışveriş çılgınlığı bu olsa gerek.
3D Film 3D Tv Teknolojilerine Genel Bir Bakış
3D filmleri ve tvleri hep duyarız çoğumuz biraz bir şeyler biliyoruz.
3D filmler sağ ve sol göze hitap etmek üzere iki kamera tarafından çekilmekte ve filmi izlerkende kullanılan gözlük sayesinde görüntü sağ ve sol gözümüze yansıtılarak derinlik hissi verebilmektir.Buda beynin iki görüntüyü birleştirip 3 boyutlu bir görüntüye dönüştürmesidir daha net ve keskin bir görüntüye sahip olduğuda ortada.
Tabiî ki burada önemli husus çocuklarımızın gözlerinin gelişimini sağlaması 8 yaşına kadar oluyor ve 8 yaşından itibaren gözlerde artık gelişme olmuyor yani ömür boyu kullanacağı göz haline gelmiş oluyor.Durum buyken 8 yaştan küçük çocuklarımızı bu teknolojiyle tanıştırsak bile minimum düzeyde tutmakta fayda var çünkü göz üzerindeki etkileri henüz tartışılıyor ve kesin sonuçlar yok.Tabiki ayda bir kere 2 saatlik bir film izlemek gözü yorsada kalıcı bir etkisi olup olmayacağı tartışma konusu hala.Şu an sağlıklı yetişkinlerde bile göz yorulması yaptığı ortada çoğumuzda belki yaşadık.
Diğer yandan tek gözü görmeyen veya göz tembelliği denilen hastalığı olanlar tek gözde %20-30 gibi oranlarda netlik kaybı olanlar (örnek ben) bu teknolojinin nimetinden faydalanamayacaklarıda ortada.
Çocuklarda 8 yaşına kadar tedavisi mümkünken büyüklerde bir bilgisayar programı aracılığıyla tembellik sorununun tedavisi var bunuda ek bilgi olarak verelim.
Gelelim 3D filmlere her konuda olduğu gibi her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes bu nimetlerden faydalanmak istiyor.Şu an ağırlık sinemalarda rağbet olsada bu teknoloji 2010 ilk yarısı itibariyle LCD Tv lere taşındı fakat işin kaymak kısmını BluRay 3d filmler götürecek gibi çünkü yayın anlamında bu işe soyunan yok henüz.Planet Earth gibi bir belgeselin 3d olarak izlenebileceğini düşünürsek gayet iyi bir şey olduğu sonucu çıkıyor tabi bu blurayleri okumak içinde 3d destekli bluray okuyucu olması gerekiyor.En net ve keskin görüntününde Bluray 3d filmlerde olacağı muhakkak.Dahası gelişmeler ilerde kullanılan gözlüğün devreden çıkarılacağına işaret ediyor. Teknolojinin dibi yok diyeceğiz.Kimbilir neler çıkacak.Her yeni çıkan şey gibi cazip hale getirilip yeni bir pazar ürünü ortaya çıkarıldı.
Pazarda var olan her firma kendi çapında bir şeyler üretti ve alelacele satışa sundu ilk sunan aslan payını kapar misali herkes bu hengamede bir şeyler satma peşinde. Bahsi geçen tvler 3000 ila 10000 tl gibi rakamlar arasında satıştalar.Hatta ciddi anlamda tatminkar sonuçlar veren 2d görüntüleri 3d ye yakın biçimde bir derinlik kazandırarak izleme olanağı sunan modellerde var.Tabi bu ekranın dışına taşma olayı yok gerideki nesneleri daha geri ilerdeki nesneleri daha ileri gibi göstererek bir algı yanıltması sözkonusu.
İş bence 3d cazibesinden çıktı artık LCD teknolojisine sahip Tvlerimiz bir multimedia merkezi haline gelecek (geldi bile) çünkü bu tvler bilgisayarımıza veya konsollara (yeni çıkacak ps3 ler direk destekli çıkacak deniyor 2dyi 3d ye dönüştüren tv ile xbox, pc ve ps3 oyunları 3d ye yakın olarak oynamak mümkün) bağlandığımızda oyunlarımızıda 3d şeklinde yansıtacak.
Bunun haricinde Tvlerimize harici disk bağlamak mümkün .Tvlerimizden kablosuz internete girmek, çeşitli programlar yüklemek mümkün Bluetooth aygıtlarıyla haberleşmek mümkün, bilgisayarımızla, cep telefonumuzla veya kameramızla kablosuz bağlantı yaptırarak her şeyimizi her an tv ekranımıza yansıtmak mümkün oldu.
Bu tvlerin kaynak kodları Linux sistemi olduğundan yazılım geliştiriciler kendi istediği yazılımı yazıp yükleme ücretsiz veya ücretli dağıtma lüksüne sahip olacaklar.Hatta usb girişten klavye ve mause bağlayıp internette gezmek mümkün veyahutta sevdiğiniz bir filmi veya programı harici diskinize kaydetmek mümkün akla gelmedik başka bir çok şeyin daha ekleneceğini söylemektede fayda var.Bu uygulamalar sadece 3d olan tvlerde değil lcd tvlerdede uygulamak mümkün.
Tekrar belirtmekte fayda var ülkemizde şu an hd yayın bile sınırlı sayıda dünyada benim bildiğim henüz 3d yayın yapan bir tv kanalı yok.Bu teknoloji daha çok bluray kaynaklı filmlerde ağırlık bulacak gibi şu an için fakat 2d yi 3d ye dönüştüren tvler değerlendirilebilir.
Teknoloji her zamanki gibi gelişiyor ve geliştikçede durmuyor sunduğu nimetleri tam manasıyla kullanabilmek bir yana sunduklarını takip etmek bile güç hale geldi.Biz hala hd neydi 3d neydi ya falan derken teknoloji yine bir sınıf atlayıp bizi şaşırtmaya devam edecek gibi.Tabiki teknoloji bizim için satınalınabilir olduğu sürece teknolojidir bir dvd film bile hala 40-50 tl iken bu 3d filmler ne olur bilinmez.Fakat her zamanki gibi her keseye uygun ürünler çıkacaktır elbette yaygınlık ve alternatifler çoğaldıkça fiyatlar düşecek.
Naçizane tavsiyem iyice yaygınlaşmadan kalburüstü modeller belli olmadan fiyatlar makul seviyelere gelmeden tvlerin henüz alınmaması yönünde olacak.
3D filmler sağ ve sol göze hitap etmek üzere iki kamera tarafından çekilmekte ve filmi izlerkende kullanılan gözlük sayesinde görüntü sağ ve sol gözümüze yansıtılarak derinlik hissi verebilmektir.Buda beynin iki görüntüyü birleştirip 3 boyutlu bir görüntüye dönüştürmesidir daha net ve keskin bir görüntüye sahip olduğuda ortada.
Tabiî ki burada önemli husus çocuklarımızın gözlerinin gelişimini sağlaması 8 yaşına kadar oluyor ve 8 yaşından itibaren gözlerde artık gelişme olmuyor yani ömür boyu kullanacağı göz haline gelmiş oluyor.Durum buyken 8 yaştan küçük çocuklarımızı bu teknolojiyle tanıştırsak bile minimum düzeyde tutmakta fayda var çünkü göz üzerindeki etkileri henüz tartışılıyor ve kesin sonuçlar yok.Tabiki ayda bir kere 2 saatlik bir film izlemek gözü yorsada kalıcı bir etkisi olup olmayacağı tartışma konusu hala.Şu an sağlıklı yetişkinlerde bile göz yorulması yaptığı ortada çoğumuzda belki yaşadık.
Diğer yandan tek gözü görmeyen veya göz tembelliği denilen hastalığı olanlar tek gözde %20-30 gibi oranlarda netlik kaybı olanlar (örnek ben) bu teknolojinin nimetinden faydalanamayacaklarıda ortada.
Çocuklarda 8 yaşına kadar tedavisi mümkünken büyüklerde bir bilgisayar programı aracılığıyla tembellik sorununun tedavisi var bunuda ek bilgi olarak verelim.
Gelelim 3D filmlere her konuda olduğu gibi her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes bu nimetlerden faydalanmak istiyor.Şu an ağırlık sinemalarda rağbet olsada bu teknoloji 2010 ilk yarısı itibariyle LCD Tv lere taşındı fakat işin kaymak kısmını BluRay 3d filmler götürecek gibi çünkü yayın anlamında bu işe soyunan yok henüz.Planet Earth gibi bir belgeselin 3d olarak izlenebileceğini düşünürsek gayet iyi bir şey olduğu sonucu çıkıyor tabi bu blurayleri okumak içinde 3d destekli bluray okuyucu olması gerekiyor.En net ve keskin görüntününde Bluray 3d filmlerde olacağı muhakkak.Dahası gelişmeler ilerde kullanılan gözlüğün devreden çıkarılacağına işaret ediyor. Teknolojinin dibi yok diyeceğiz.Kimbilir neler çıkacak.Her yeni çıkan şey gibi cazip hale getirilip yeni bir pazar ürünü ortaya çıkarıldı.
Pazarda var olan her firma kendi çapında bir şeyler üretti ve alelacele satışa sundu ilk sunan aslan payını kapar misali herkes bu hengamede bir şeyler satma peşinde. Bahsi geçen tvler 3000 ila 10000 tl gibi rakamlar arasında satıştalar.Hatta ciddi anlamda tatminkar sonuçlar veren 2d görüntüleri 3d ye yakın biçimde bir derinlik kazandırarak izleme olanağı sunan modellerde var.Tabi bu ekranın dışına taşma olayı yok gerideki nesneleri daha geri ilerdeki nesneleri daha ileri gibi göstererek bir algı yanıltması sözkonusu.
İş bence 3d cazibesinden çıktı artık LCD teknolojisine sahip Tvlerimiz bir multimedia merkezi haline gelecek (geldi bile) çünkü bu tvler bilgisayarımıza veya konsollara (yeni çıkacak ps3 ler direk destekli çıkacak deniyor 2dyi 3d ye dönüştüren tv ile xbox, pc ve ps3 oyunları 3d ye yakın olarak oynamak mümkün) bağlandığımızda oyunlarımızıda 3d şeklinde yansıtacak.
Bunun haricinde Tvlerimize harici disk bağlamak mümkün .Tvlerimizden kablosuz internete girmek, çeşitli programlar yüklemek mümkün Bluetooth aygıtlarıyla haberleşmek mümkün, bilgisayarımızla, cep telefonumuzla veya kameramızla kablosuz bağlantı yaptırarak her şeyimizi her an tv ekranımıza yansıtmak mümkün oldu.
Bu tvlerin kaynak kodları Linux sistemi olduğundan yazılım geliştiriciler kendi istediği yazılımı yazıp yükleme ücretsiz veya ücretli dağıtma lüksüne sahip olacaklar.Hatta usb girişten klavye ve mause bağlayıp internette gezmek mümkün veyahutta sevdiğiniz bir filmi veya programı harici diskinize kaydetmek mümkün akla gelmedik başka bir çok şeyin daha ekleneceğini söylemektede fayda var.Bu uygulamalar sadece 3d olan tvlerde değil lcd tvlerdede uygulamak mümkün.
Tekrar belirtmekte fayda var ülkemizde şu an hd yayın bile sınırlı sayıda dünyada benim bildiğim henüz 3d yayın yapan bir tv kanalı yok.Bu teknoloji daha çok bluray kaynaklı filmlerde ağırlık bulacak gibi şu an için fakat 2d yi 3d ye dönüştüren tvler değerlendirilebilir.
Teknoloji her zamanki gibi gelişiyor ve geliştikçede durmuyor sunduğu nimetleri tam manasıyla kullanabilmek bir yana sunduklarını takip etmek bile güç hale geldi.Biz hala hd neydi 3d neydi ya falan derken teknoloji yine bir sınıf atlayıp bizi şaşırtmaya devam edecek gibi.Tabiki teknoloji bizim için satınalınabilir olduğu sürece teknolojidir bir dvd film bile hala 40-50 tl iken bu 3d filmler ne olur bilinmez.Fakat her zamanki gibi her keseye uygun ürünler çıkacaktır elbette yaygınlık ve alternatifler çoğaldıkça fiyatlar düşecek.
Naçizane tavsiyem iyice yaygınlaşmadan kalburüstü modeller belli olmadan fiyatlar makul seviyelere gelmeden tvlerin henüz alınmaması yönünde olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

